Physique türkçesi Physique nedir

Physique ingilizcede ne demek, Physique nerede nasıl kullanılır?

Of poor physique : Zayıf bünyeli. Cılız.

Physiques : Fizik (vücut). Vücut. Fizik. Vücut yapısı. Fizik yapısı. Bünye.

Physic : Eski müshil. Müshil vermek. Tıp bilimi. Tedavi etmek. İlaç. Tıp. Fizik bilimi. Hekimlik. İlaç vermek. Doktorluk.

Physic nut : Hintfıstığı. Kürkas.

Physical : Bedensel. Maddesel. Fiziki. Bedeni. Fiziksel. Mevcut. Somut. Maddi. Muayene.

Physical analysis of feeds : Yemlerin fiziksel muayenesi. Tane yemlerin rengi, kokusu, dolgunluğu, kırık ve ezik olup olmadığı ve içinde yabancı madde bulundurması, kaba yemlerin ise bunlara ilave olarak yaprak oranı, aroma, yumuşaklık ve esneklik gibi fiziksel muayenelerle yemin kalitesinin belirlenmesi.

Physical change : Doğabilimsel değişim. Özdeği oluşturan atomların elektron düzenlerini etkilemeyen , salt dış yapısıyla ilgili özelliklerdeki değişme. Fiziksel değişim. Suyun donması, uçması, erkin cismin düşmesi, gezegenlerin güneş çevresinde dolanması gibi özdeğin birleşimini etkilemeyen her değişim. Fiziksel değişme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Physical analysis : Fiziksel analiz.

Physical character styles : Fiziksel karakter stilleri.

 

Physical capital goods : Sermaye malları. Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar.

İngilizce Physique Türkçe anlamı, Physique eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Physique ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bodying : Hacim. Yoğunluk. Beden. Esas. Miktar. Ceset. Cüsse. Yığın. Gövde.

Adult body : Erişkin kişi.

Organic structure : Organik yapı.

Anatomies : Gövdebilim. İnceleme. Yapıbilim. Analiz. Anatomik yapı. Teşrih. Gövde yapısı. Anatomi. İskelet.

Fabric : Yapı. Bez. İnşa. Çatı. İskele. Dokuma. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Doku.

 

Physical structure : Fiziki yapı. Fiziksel yapı.

Organism : Örgenlik. Oluşum. Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Uzviyet. Örgüt. Canlı varlık. Yapı. Organizma. Ayrı ayrı organlar ile hayali olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık.

Fabrics : Çatı. Kumaş. Dokuma. Bez. Mefruşat. İnşa. Yapı.

Existences : Yaşayış biçimi. Hayat. Yaşam. Varoluş. Varoluşçuluk. Varlık. Olma. Ömür. Mevcudiyet.

Squattiness : Kısalık ve tıknazlık. Kısa ve tıknaz olma durumu. Bodurluk.

Physique synonyms : human body, juvenile body, material body, somatotype, physical body, bodily property, habit of body, frame, bod, framesaw, carcase, body build, someone, bods, male body, figure, contexture, form, entity, lankiness, texture, anatomy, corporality, homo, being, flesh, qualities, bodies, structure, dumpiness, body type, human being, constitution.

Physique ingilizce tanımı, definition of Physique

Physique kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The natural constitution, or physical structure, of a person.