Piştov nedir, Piştov ne demek

  • Osmanlı ordusunda bir süre kullanılan, paçavrayla sıkıştırılmış barutu horozunda bulunan çakmak taşı ile ateşleyip kurşun bilyeyi atan, kısa namlulu, tek atış yapılabilen bir tabanca türü

"Piştov" ile ilgili cümle

  • "Pencere açıldı Bilâl oğlan piştov patladı / Gidin bakın kanlı da Bilâl yine kimi hakladı" - Halk türküsü

Piştov hakkında bilgiler

Piştov tabancaların atasıdır.İsminin Almanca "pistole" veya Macarca "pisztoly" (tabanca) kökünden geldiği bilinmektedir.Misket tüfeğinin kısaltılmışıdır.İlk İspanyol yapımı ateşli silahdır.Misket atar ve horozludur aynı zamanda yivsizdir (mermi namlunun içinde hareket ederken merminin dönmesini sağlayan ve bu şekilde merminin hızını ve isabetini arttıran sarmal girintiler).Barutu namlunun ucundan doldurulur.Barut fazla miktarda koyulursa namlu zarar görüp patlayabilir.Barutu doldurulduktan sonra paçavra ile sıkıştırılır ve misket atılır.Horoz tarafındaki deliğe pıtırcık denen boncuktan konulur ateşleme anında horoz pıtırcığa vurarak namluya açılan kanaldan kıvılcım gider ve barutu ateşler.Piştov ile nişan alınması çok zordur.

Piştov anlamı, tanımı:

Paçavra : Değersiz ve iğrenç şey veya kimse. Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput.

 

Barut : Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

Horoz : Kabadayı erkek. Kapı zembereğinin mandalı. Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça.

Ateş : Öfke, hırs, hınç. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Patlayıcı silahların atılması. Tutuşmuş olan cisim. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Büyük üzüntü, acı. Coşkunluk. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Tehlike, felaket.

Namlu : Kasatura, kılıç, meç, bıçak vb. kesici silahların uzun ve keskin bölümü. Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça.

Tabanca : Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç. Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah.

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Ordu : Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Çok sayıda insan, kalabalık. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü.

Çakmak : Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. Sınavda başarısız olmak. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Parıldamak, ışık vermek. Vurmak. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Vurarak sokup yerleştirmek. Çivi ile tutturmak. Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. İçki içmek. Saplamak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Anlamak, bilmek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak.

 

Kurşun : Bu elementten yapılmış. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb).

Bilye : Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

Atış : Kalp veya nabzın vuruşu, çarpışı. Atma işi.

Almanca : Bu dille yazılmış olan. Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil.

Diğer dillerde Piştov anlamı nedir?

Almanca'da Piştov : Puffer

Rusça'da Piştov : n. пистолет (M)