Piece work wages türkçesi Piece work wages nedir

  • Parça başına ücret.
  • Ücretin parça başına belirlendiği sistem. krş. akord ücret sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Piece work wages ingilizcede ne demek, Piece work wages nerede nasıl kullanılır?

Piece : Birleştirmek. Kalıp. Eklemek. Parça. Kısa yazı. Parça koymak. Yamamak. Yamalamak. Pare. Parçalarını eklemek.

Work : Koparmak (para). Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Çabalamak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Çalışmak. Mayalanmak. Meşgul olmak. İş. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Eser.

Wages : Yevmiye. Gündelik. Ücret. İş karşılığı ödenen para. Karşılık. Bedel. İşçi ücreti. Ücretler. Haftalık.

Piece work : Parça başına işçilik. Götürü hizmet. Parça başı iş. İş sözleşmesinin günlük çalışma ücretine göre değil, belirli bir süre içinde yapılacak parça niceliğine göre yapılması ve işçinin bu temele göre çalıştırılması. Götürü iş. Parça başına iş. Götürü çalışma.

 

One piece work : Tek parçadan yapılmış olan obje. Blok.

İngilizce Piece work wages Türkçe anlamı, Piece work wages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piece work wages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Base rate : En düşük faiz oranı. Aylık ücret. ikramiye, ödenek, özence, kar payı gibi eködemeler dışında kalan ücret. bürüt ücret, kesintilerden önce yapılacak ödemeye temel olmak üzere hakkedilen ücret. Baz olarak kabul edilen ekonomik oran. Temel oran. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ticari bankaların en güvenli ve eniyi müşterilerine verdikleri kredilere uyguladıkları ve faiz oranlarının genel eğilimi açısından bir ölçüt oluşturabilen faiz oranı. Baz oran. Saat başına ücret. Temel ücret.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Piece work wages synonyms : piece wages, a change in supply, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, a group shares, a shift in supply, a type mutual funds, abnormal budget, ability to pay principle.