Pipet nedir, Pipet ne demek
Pipet; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru

- Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış.
Kimya'daki anlamı:
Belirli miktarda sıvıyı ölçmeye veya transfer etmeye yarayan derecelendirilmiş açık cam kap.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çoğunlukla laboratuvarlarda kullanılan, derecelendirilmiş veya ayarlanabilir hacimlere sahip, sıvıları transfer etmek için kullanılan araç.
İngilizce'de Pipet ne demek? Pipet ingilizcesi nedir?:
pipette, pipet
Fransızca'da Pipet ne demek?:
pipette
Pipet hakkında bilgiler
Pipet, kamış veya şalümo; özellikle soğuk içecekleri içerken kullanılan, genel olarak plastikten yapılmış ince tüp. Özellikle kola, meyve suyu, milkshake gibi içeceklerin tüketiminde kullanılır. Önce pipet sıvı içeceğin içine yerleştirilir ve içine doğru emme kuvvetiyle sıvı ağza ulaşır.
Pipet kullanımı diş sağlığı açısından olumludur. Asitli ve soğuk içeceklerin dişle teması azaltılmış olur.
Pipet ile ilgili Cümleler
- kazayi izleye bir ay bounca, sadece pipet kullanarak sivi tuketebildi.
- Ali pipetle çikolatalı süt içiyor.
- Ali bir pipetle çikolatalı süt içiyordu.
Pipet kısaca anlamı, tanımı:
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
İçecek : İçilen her şey, meşrubat.
Kola : Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).
İnce : Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.
Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.
Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Tarz. Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Ciğerlere hava alıp verme. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık).
Kaptan : Kaptan pilot. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Yolcu otobüsü sürücüsü.
Aktarma : Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Arıları bir kovandan ötekine geçirme. Para aktarımı. Aktarmak işi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması.
Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.
Bardak : Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
Şişe : Bu kabın aldığı miktarda olan. Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta. İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap.
İçmek : İçki kullanmak. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek. Bir sıvıyı ağza alıp yutmak.
Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Pipetsem siroz : Karaciğer şistosomozisinde portal venlerin dallarındaki yumurta ve parazitlerin etrafında ve büyük portal venaların etrafında fibröz doku oluşumuyla belirgin siroz.
Diğer dillerde Pipet anlamı nedir?
İngilizce'de Pipet ne demek? : v. measure fluids with a pipet; transfer fluids using a pipet (slender laboratory tube)
n. pipette
n. straw, pipette
Fransızca'da Pipet : pipette [la]
Almanca'da Pipet : n. Pipette
Rusça'da Pipet : n. пипетка (F), трубочка (F)

Bu kısımda Pipet nedir? Pipet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pipet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pipet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.