Police office türkçesi Police office nedir
- Emniyet müdürlüğü.
- Karakol.
Police office ile ilgili cümleler
English: Ali didn't give the police officer his real name.
Turkish: Ali polis memuruna gerçek adını vermedi.
English: Ali became a police officer.
Turkish: Ali bir polis memuru oldu.
English: Ali is a police officer.
Turkish: Ali bir polis memurudur.
English: A police officer is talking to her.
Turkish: Bir polis memuru onunla konuşuyor.
English: A police officer told me to stop the car.
Turkish: Bir polis memuru arabayı durdurmamı söyledi.
Police office ingilizcede ne demek, Police office nerede nasıl kullanılır?
Police : Kontrol etmek. Zabıta. Yönetmek. Sakçı denetiminde bulundurmak. Güvenliği sağlamak. İnzibat. Emniyet. Polis örgütü. Sakçı örgütü. Polis.
Office : Memuriyet. Sorumluluk. Büro. Devlet dairesi. Makam. Görev. Hizmet. Ambar. Vazife. Bölüm (orun).
Police officer : Sakçı memuru. Polis. Zabıta memuru. Polis memuru. Temizlik subayı.
European police office : Avrupa polis ofisi. Avrupa polis teşkilatı.
Police college : Polis koleji. Sakçı koleji.
Police commissioner : Emniyet müdürü. Komiser. Polis komiseri.
İngilizce Police office Türkçe anlamı, Police office eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Police office ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Patrol : Devriye gezme. Devriye. Kol. Gözlemek. Devriyeye çıkmak. Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Devriye gezmek. Kol gezmek.
Guard : Koruyucu nesne. Önlem almak. Koruma. Tedbirli olmak. Koruma görevlisi. Bekçi kalmak. Koruma ızgarası. Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse. Korunmak. Muhafız.
Headquarters : Karargah. İdari merkez. Garnizon. Merkez. Genel merkez. Kumanda merkezi. Şirket merkezi. Merkezde çalışanlar. Yönetim merkezi.
Patrolled : Korumak. Devriye gezmek. Devriye. Kol gezmek. Kol. Devriyeye çıkmak. Gözlemek. Karakol gezmek. Devriye gezme.
Sentry : Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Nöbetçi. Muhafız. Nöbetçi asker. Nöbetçi er. Nöbet. Bekçi.
Police station : Kulluk. Polis merkezi. Merkez. Polis karakolu. Emniyet.
Station : Vaziyet. Terminal. Görevlendirmek. Yer. Toplumsal konum. Bir bilişim ağında, aralarında veri iletişimi yapılabilen uçlarla donatılmış konumlardan her biri. Atamak. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer. Yerleşme. Kanal.
Patrollers : Kol. Korumak. Devriye gezme. Gözlemek. Kol gezmek. Karakol gezmek. Devriye. Devriyeye çıkmak. Devriye gezmek.
Sentrying : Muhafız. Nöbetçi asker. Nöbetçi er. Bekçi. Nöbet. Nöbetçi.
Patroller : Korumak. Devriyeye çıkmak. Devriye gezme. Karakol gezmek. Devriye gezmek. Kol. Kol gezmek. Devriye. Gözlemek.
Police office synonyms : station house, sentries, outpost, watchhouse.

Bu kısımda Police office kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Police office ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Police office anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Police office ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.