Portekizce nedir, Portekizce ne demek

Portekizce; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Hint-Avrupa dillerinden, Portekiz'de, Brezilya'da ve Portekiz uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil.
  • Bu dille yazılmış olan

Portekizce hakkında bilgiler

Portekizce, iki yüz milyon üzerinde insan tarafından anadil olarak konuşulmaktadır. Dünya üzerinde en yaygın altıncı dildir. Güney Amerika'da yaklaşık 190 milyon (nüfusun %51'i) kişi tarafından, Latin Amerika'da ise nüfusun % 34'ü tarafından konuşulmaktadır. Hint-Avrupa dil ailesinin İtalo-Keltik alt grubunun Roman Dilleri koluna bağlıdır. İspanyolcaya çok yakın olmakla birlikte İspanyolca’dan daha yumuşak ve melodiktir. Sözcük hazneleri %70 ortak olsa da, İspanyolcada kullanılmayan burundan seslere Portekizcede çokça rastlanır. Bu sesler aksanlı olduklarında, ã (coração: kalp), õ (corações: kalpler) harfleriyle; aksansız olduğunda ise sözcük sonuna konan m (bem: iyi) harfi ile gösterilir. İtalyanca, Fransızca ve Rumence ile de oldukça benzerlik taşır. Portekizce'ye en yakın lisân ise İspanya’nın Galiçya bölgesinde konuşulan Gallego dilidir Galiçyaca. Dünya üzerinde yayılımı 15. ve 16. yüzyılda Portekiz'in sömürgeleştirme sürecinde hız kazanmıştır.

Brezilya ve Portekiz’de konuşulan şiveler telaffuz açısından pek çok farklılık taşısa da, iki ülkede yaşayanlar birbirlerini en ufak bir zorluk olmadan anlayabilirler. Az sayıda da olsa bazı kelimeler iki ülkede değişik biçimde söylenir. Portekiz’de “ananas”, Brezilya’da “abacaxi”dir. Portekiz’de kız “rapariga”, erkek “rapaz” iken; Brezilya’da bu kelimeler “moça”, ve “moço” olarak söylenir.

 

Portekizce ile ilgili Cümleler

  • Portekizcedeki "eu" zamiri Latince "ego" dan gelmiştir.
  • Portekizce'de Cape Verde'ye "Cabo Verde" denir.
  • İspanyolca ve Portekizce çok benzer dillerdir.
  • "K" aslında Portekizce alfabede yoktur. "W" ve "Y" de.
  • Bu makaleyi Brezilya Portekizcesine çevirip kendi bloğumda yayınlayabilir miyim?
  • Portekizce'de nasıl XXX denilir?
  • Anadilim Portekizcedir.
  • On iki yaşında İngilizce öğrenmeye başladım. O zaman dil öğrenmeye ilgim vardı ama öyle aşırı değildi. Şimdi İngilizce,Fransızca İspanyolca ve Portekizce konuşabiliyorum ve şimdi Latince öğrenme zamanı.
  • Portekizce, İngilizce ve Rusça biliyorum.
  • Portekizcede her isim ya eril ya da dişildir.
  • Portekizce konuşabilen birini arıyorum.
  • Portekizce konuşmuyorsun, değil mi?
  • Bu kitabın Portekizcesi de var.
  • Jorge ne zamandan beri Portekizce öğreniyor?

Portekizce anlamı, kısaca tanımı:

 

Hint : Hindistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Porte : Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı. Üzerine veya arasına nota yazılan, aralıkları birbirine eşit, beş paralel çizgi, dizek. Değer, önem. Bir iş için gereken para tutarı.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet.

Uygar : Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni. Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse).

Milyon : Bin kere bin, 1.000.000. Bu sayının adı.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Yöre, yer.

Konuşulmak : Konuşma işine konu olmak. Konuşma işi yapılmak.

Dünya : Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Dış, çevre, ortam. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Herkes. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü.

Yaygın : Sınırı genişlemiş. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Diğer dillerde Portekizce anlamı nedir?

İngilizce'de Portekizce ne demek? : n. Portuguese

Fransızca'da Portekizce : portugais [le]

Almanca'da Portekizce : adj. portugiesisch