Posterity türkçesi Posterity nedir

Posterity ile ilgili cümleler

English: Let him remain without posterity!
Turkish: O soysuz kalsın!

English: Here, your sentence is now consigned to posterity!
Turkish: İşte, şimdi cümlen gelecek kuşaklara bırakıldı!

Posterity ingilizcede ne demek, Posterity nerede nasıl kullanılır?

Leave behind for posterity : Geleceğe miras bırakmak. Gelecek nesillere bırakmak. Gelecek kuşaklar için bırakmak.

Posterities : Soy. Döl. Gelecek nesiller. Zürriyet. Genç nesil. Gelecek kuşaklar. Ahfad. Nesil.

Posterior : Kıç. Arkadaki. Bir organizmanın arka kısmı; bir organ veya yapının arka kısmı. posteriyor, art. Arka, arkada bulunan, arka kısımla ilgili. Gerideki. Kıça yakın. Popo. Posteriyor. Geri. Arka.

Posterior aqueous chamber : Göz merceği ile iris arasındaki dar boşluk. Art oda.

Posterior density : Ardıl yoğunluk.

Posterior information criterion : Ardıl bilgi ölçütü. Pıc.

Posterior model probability : Ardıl model olasılığı.

Posterior pitiuitary : Hipofiz arka lobu. Arka hipofiz.

Posterior moments : Ardıl momentler.

Posterior lobe : Art lop. Hipofiz bezinin arka parçası. Arka lob.

İngilizce Posterity Türkçe anlamı, Posterity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Posterity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Breeding : Doğurma. Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme. Edep. Kesit. Yavrulama. Islah. Coğrafya, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Görgü. Kuluçka.

Descents : Düşme. Köken. İnme. Yokuş. İniş. Miras kalma. Alçalma. Sukut. Bayır.

Descendance : Çocuklar. Torunlar.

Extractions : (diş) çekme. Sülale. Alma. Kare kök alma. Çıkarma. Çekme. İhraç. Sıvıdan özütleme. Özütünü alma.

Ejeculate : Yavru. semen, meni, sperma.

Blood line : Kan hattı. Doğrudan atalar sırası. Jenerasyon.

Reproductive : Reprodüktör. Üremeyi sağlayan. Reprodüktif. Üretken. Üreme (ile ilgili). Üremeyle ilgili olan. doğurucu, yavru meydana getirici. Üreme. Tekrarlayıcı.

Semen : Bel suyu. Sperma. Testisler ve yardımcı bezler tarafından salgılanan sıvı. Bel. Tohum. Meni. Ersuyu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atmık.

Offspring : Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler; çocuk. oğul döl. Oğul. Oğul döl. Çoluk çocuk. Füru. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler, oğul döl. Yavru hayvan.

Rising generation : Yeni nesil. Büyüyen nesil. Genç kuşak.

Posterity synonyms : biological group, ascendence, bloodlines, ancestresses, offsprings, semens, ancestries, fruits, births, descendants, progeny, ascendance, seed, posterities, generation, birth, breed, bloodstock, descendant, breeds, bloods, lineage, the offspring, blooding, bloodings, extraction, progenies, bloodline, ancestors, progeniture, the rising generation, blood, flesh and blood.

 

Posterity ingilizce tanımı, definition of Posterity

Posterity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The aggregate number of persons who are descended from an ancestor of a generation. Contrasted with ancestry. As, the posterity of Abraham. The race that proceeds from a progenitor. Descendants. Offspring to the furthest generation.