Postpones türkçesi Postpones nedir

Postpones ingilizcede ne demek, Postpones nerede nasıl kullanılır?

Postpone : Tehir etmek. Ertelemek. Tecil etmek. Rafa koymak. Geciktirmek. Ötelemek. Sonraya bırakmak. Rafa kaldırmak.

Postponed : Ertelenmiş. Tecilli. Ertelenen.

Postponed debt : Ertelenmiş borç. Ana para ve faiz ödemeleri süresinin değiştirildiği borç.

Postponement : Talik. Geri kalma. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi). Ödemeyi geciktirme. Tecil. Erteleme. Tehir. Yargılamanın geriye bırakılması. Ödenmesi gerekli olan bir borcun, bir belgite ilişkin ödeme işleminin geciktirilmesi, ileride belirli bir güne bırakılması. Geciktirme.

Postponement of a sentence : Cezanın tecili. Ceza ertelemesi. Cezanın ertelenmesi.

Debt postponement : Ertelenmiş borç. Ana para ve faiz ödemeleri süresinin değiştirildiği borç.

Postponer : Erteleyici.

Postponement of prosecution : Yürütmeyi erteleme. Vergilerde temyiz dilekçesiyle ya da dilekçe verildikten sonra yazı ile istenilmek koşulu ile temyiz kurulunca inanca karşılığı yürütmenin ertelenmesi.

Postponements : Geciktirme. Tehir. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi). Tecil. Geri kalma. Erteleme. Talik.

Postponement of collective labour contract : Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması. İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması.

 

İngilizce Postpones Türkçe anlamı, Postpones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Postpones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pose : Şaşırtmak. Frikik vermek. Sormak. Poz. Soru sorarak şaşırtmak. Taslamak. Poz yapmak. Yerleşmek. Poz vermek. Tavır takınmak.

Table : Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. Tablo. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Çizelge. Tartışmaya sunmak. Sunmak. Listeye geçirmek. Masaya koymak. Sofra.

Adjourns : Son vermek (oturum vs). Geçmek (bir yere). Dağılmak. Bitmek. Sona ermek (toplantı veya oturum).

Proroguing : Parlamento toplantısına ara vermek. Parlamentoyu tatil etmek. Meclis oturumuna son vermek. Ara vermek. Meclisi tatil etmek. Tatil olmak (meclis). Meclisin çalışmalarını ertelemek.

Set back : Geride bırakmak. Geriye almak (saat). İçeri almak. İlerlemesine engel veya mani olmak. Çok katlı bir yapının her katında yer alan birimlerin, düzdizim çizgisi üzerinde olmasını gerektirmeyen, kimilerinin, ötekilerin bolca ışık ve hava almasına olanak sağlamak üzere daha geride yapılabilmelerine olanak veren kentbilim kuralı. Geri çekilmek. Geri bırakmak. Düzdizimsel ayrıklık.

Hold off : Uzakla tutmak. Gerçekleşmemek. Uzakta tutmak. Yaklaştırmamak. Beklemede kalmak. Çekinmek. Mesafe koymak. Gecikmek.

 

Prorogued : Meclis oturumuna son vermek. Meclisi tatil etmek. Parlamento toplantısına ara vermek. Ara vermek. Parlamentoyu tatil etmek. Meclisin çalışmalarını ertelemek. Tatil olmak (meclis).

Carry over : Devam etmek. Nakletmek. Nakletmek (hesap). Nakli yekun. Geri çekme. Ayırma. Sonraki yıla nakletmek. Uzatmak. Taşınma.

Place : Mekan. Vermek (para). Yerleştirmek. Hane. Kim olduğunu çıkarmak. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Sorumluluk. Oturtmak. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Sıra.

Prorogue : Meclise ara vermek. Parlamentoyu tatil etmek. Ara vermek. Meclisi tatil etmek. Meclisin çalışmalarını ertelemek. Meclis oturumuna son vermek. Tatil etmek. Parlamento toplantısına ara vermek. Tatil olmak (meclis).

Postpones synonyms : suspends, iterate, racked, postponing, reprieve, call, reserve, put off, suspend, continues, cancel, shelve, shelved, put, scrap, dillydally, carrying over, position, mothballed, leave over, push off, rack, postpone, put over, detain, continue, hold, scratch, defers, dillydallies, reschedule, retards, set.