Poults türkçesi Poults nedir

Poults ingilizcede ne demek, Poults nerede nasıl kullanılır?

Turkey poult : Hindi civcivi.

Poult : Palaz. Hindi palazı. Hindi civcivi. Piliç.

Poulterer : Kümes hayvanlarının etini satan kasap. Kümes hayvanlarını yetiştirip satan kimse. Tavukçu.

Poultice : Lapa. Yara lapası. Lapa koymak.

Poultice plant : Papatyagiller (compositae) familyasından, yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen, tüylü ve sarı çiçekli, köklerinden siyah renkli sakız elde edilen, scorzonera latifolia, s.rigida, s.sosnowskyi türlerine verilen genel ad. yakı sakızı. Yakı otu.

Poultry body louse : Tavuk, hindi, sülün ve güvercinlerin derisi üzerinde yaşayan, ülkemizde en yaygın ısırıcı bit. Tavuk vücut biti.

Poultry carcass : Tekniğine uygun olarak kesilmiş, kanı akıtılmış, tüyleri yolunmuş, içi boşaltılıp baş ve ayakları kesilmiş, yıkama ve soğutma işlemi görmüş, suyu sızdırılmış bütün durumdaki kasaplık kanatlı hayvan gövdesi. Kanatlı karkası.

Poultry by product meal : Kümes kanatlıları yan ürünleri unu. Mezbahada kanatlı artıklarından tüy, baş, ayak ve iç organlarının toplanarak basınç altında pişirilmesiyle elde dilen ve yemlere protein kaynağı olarak katılan ürün. Tavuk unu. Kesilmiş olan kümes kanatlılarının karkaslarının tüy hariç baş, ayak, gelişmemiş yumurtalar ve bağırsaklar gibi temiz kısımlarının kuru veya yaş renderinge tabi tutulup kurutularak öğütülmesiyle elde edilen, içerdiği kül en çok % 16 ve asitte çözünmeyen kül de en çok % 4 olması gereken bir yan ürün.

 

Poultry dry remainder : Kanatlı kuru artığı. Büyük çoğunluğu ticari tavukçuluk dışkısından oluşan; en çok % 15 su, en az % 11 ham protein, en çok % 15 ham selüloz, % 30 kül ve % 1 tavuk tüyü içerecek biçimde yapay olarak kurutulmuş bulunan işlenmiş bir kümes artığı.

Poultices : Lapa. Yara lapası. Lapa koymak.

İngilizce Poults Türkçe anlamı, Poults eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poults ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gallus : Pantolon askısı. Tavuk.

Chicken : Korkak davranmak. Korkudan çekinmek. Bulada. Tavuk. Korkak kişi. Toy. Yavru kuş. Korkak. Piliç eti.

Pullets : Ferik. Yarka.

Gosling : Kaz palazı. Acemi çaylak. Kaz yavrusu.

Place : Hane. Ev. Yer. Yazdırmak. Mevki. Mekan. Koymak. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Anımsamak. Makam.

Guinea : İtalyan asıllı serseri. Eskiden şiling şimdi. Pound'lık para birimi. Gine. Yirmi bir şilin değerindeki eski ingiliz altını. Beçtavuğu.

Game fowl : Kümes hayvanı.

Fowl : Tavuk eti. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ördek eti. Av kuşu. Kümes hayvanı. Tavuk. Tavuk veya hindi veya ördek eti. Hindi eti. Kuş. Kümes hayvanları.

Pullet : Yumurtlamak için yeterli yaşta olan genç dişi tavuk. Ferik. Yarka.

 

Goslings : Kaz palazı. Acemi çaylak. Kaz yavrusu.

Poults synonyms : domestic fowl, genus gallus, plymouth rock, numida meleagris, meleagris gallopavo, rock cornish, gallinaceous bird, cornish fowl, fryers, dish, chickening, position, chick, gallus gallus, chickling, cochin, chicks, dorking, saddle, guinea fowl, cracker, fryer, duckling, ducklings, poult, turkey, cochin china, cornish, broiler, bantam, gallinacean, broilers, spring chicken.