Power station türkçesi Power station nedir
- Santral.
- Daha az donanımlı küçük elektrik fabrikası.
- Enerji santralı.
- Çıngı santralı.
- Madencilik alanında kullanılır.
- Güç merkezi.
- Güç istasyonu.
- Elektrik santralı.
- Güç özeği.
Power station ingilizcede ne demek, Power station nerede nasıl kullanılır?
Power : Mat.kuvvet. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). Yetenek. Yapma gücü. Kudret. Sözü geçerlik. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Çok. Güçlülük. Yetki.
Station : Toplumsal konum. Dikmek. Terminal. Vaziyet. Tayin etmek. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer. Durak. Kanal. Mevki. Makam.
Atomic power station : Atom enerji santralı. Günümüzde giderek yaygınlaşan atom erkinden yararlanarak elektrik üreten kuruluş. Isılçekinsel özek. Atom santralı. Nükleer santral.
Hydroelectric power station : Hidroelektrik santralı. Hidroelektrik santral.
Nuclear power station : Isı veya elektrik enerjisini, bir ya da aynı alandaki birkaç nükleer reaktörle üreten santral. Nükleer santral. Atom santralı. Elektrik üretmek için kullanılan nükleer reaktör.
Solar power station : Güneş enerjili güç istasyonu. Güneş enerjili elektrik santralı.
Thermal power station : Termik santral. Termik kuvvet santrali. Isıl elektrik santralı. Isıl özek. Kömür ya da akaryakıtla işleyerek elektrik erki üreten kuruluş. Termik elektrik santralı.
İngilizce Power station Türkçe anlamı, Power station eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Power station ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Power plant : Elektrik santrali. Enerji üretim tesisi. Enerji santrali. Jeneratör. Elektrik tesisi. Dinamo.
Actinolite : Aktinolit. Işıntaşı.
Generating plant : Elektrik enerjisi üretim tesisi. Güç tesisi.
Activated carbon : Aktif kömür. Emici kömür. Aktive edilmiş karbon. Etkin karbon. Aktif karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş karbon.
Switchboard operator : Santral operatörü. Telefon operatörü. Santral görevlisi. Santral memuru. Telefoncu. Santralcı.
Central station : Orta güverte. Merkez gar. Merkez istasyonu. Kaptan köşkü.
Operator : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne. Bakteri ya da virüs genomunda repressör proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden kısa dna dizisi. Alıcı yönetmeni. İşletici. Telsizci. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kullanan. Tıbbi ameliyatları gerçekleştiren kişi. İşi bilen kimse. Operatör.
Telephone switchboard : Telefon santralı. Telefon santrali.
Additional support : Ek destek.
Central office : Genel merkez. Yönetim merkezi. Merkez büro. Merkez ofis. Merkezi ofis. Merkez. Merkez bürosu.
Power station synonyms : adit, telephone exchange, acidization, generating station, power unit, electric plant, advance heading, advancing longwall, acid proof, accident frequency, switchboard, powerhouses, operators, advance per shift, abandoned mine, acetylene lamp, switchboards, acid treatment, powerhouse, musclemen, abandon, patchboard, center of power, additional flotation, acid rock.

Bu kısımda Power station kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Power station ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Power station anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Power station ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.