Privileging türkçesi Privileging nedir
- Müsaade.
- İmtiyaz.
- Ayrıcalık.
- Ayrıcalıklı kılmak.
- Ruhsat.
- Rüçhan hakkı.
- Öncelik hakkı.
- Ayrıcalık tanımak.
- Muaf tutmak.
- İmtiyaz vermek.
Privileging ingilizcede ne demek, Privileging nerede nasıl kullanılır?
Privilege : Ayrıcalık. İmtiyaz vermek. İmtiyaz. Şeref. Müsaade. Dokunulmazlık. Ruhsat. Nasip. Herhangi bir konuda, bir kişiye ya da kişilere belirli koşullarla tanınan hak. Öncelik hakkı.
Privilege grant list : Ayrıcalık listesi.
Privilege of a process : İşlem ayrıcalığı.
Privilege of the members of parliament : Milletvekilliği dokunulmazlığı.
Privilege right : Ayrıcalık hakkı. Ayrıcalık ile sağlanan ve sınırı böylece belli edilen hak.
Privileges : İmtiyaz. Ayrıcalıklar. Dokunulmazlık. Özel hak. Ayrıcalık. Rüçhan hakkı.
Being privileged : Bağışık olma. Ayrıcalıklar verilmiş olma. Muaf tutulma. Hakları olma. Ayrıcalıklandırılmış olma. Ayrıcalıklı olma. Dokunulmaz olma. Haklara sahip olma.
Privileged : İmtiyazlı. Nasipli. Şereflendirilmiş. Mümtaz. Ayrıcalıklı. Seçkin. Muaf. Öncelikli. Ayrıcalık tanınmış. İltimaslı.
Access privileges : Erişim öncelikleri. Veriye erişebilme veya değiştirme. Erişim hakları. Erişim ayrıcalıkları.
Access privilege : Erişim ayrıcalığı. Erişim önceliği. Veriye erişebilme veya değiştirme. Erişim ayrıcalıkları.
İngilizce Privileging Türkçe anlamı, Privileging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Privileging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pre emption right : Şufa hakkı. Ön alım hakkı. Hisse senedi sahiplerine yeni çıkarılan hisse senetlerini mevcut paylarıyla orantılı biçimde satın almak için tanınan hak. hisseli mülklerin satışında, öncelikle pay sahibi olan kişilere tanınan satınalma hakkı. .
Preferential right : Sıra hakkı. Yeğleme hakkı. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Birinin diğerinden üstün olması, seçimde söz iyesi olan kişi. Tercih hakkı.
Cacheting : Marka. Prestij. Hususiyet. Özellik. Kapsül. Alamet. Hap. Kaşe. Mühür.
Exempting : Çürüğe çıkarmak. Vareste tutma. İstisna etme. Muaf tutma. Hariç tutma. Bağışıklık tanıma.
Right of priority : Tercih hakkı.
Discharge : Tahliye etmek. Boşalım. Boşaltmak. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Boşaltım. Boşalmak. Ödeme. Deşarj etmek. İşten çıkarmak. Boşaltma.
Cachet : Kaşe. Prestij. Mühür. Özellik. Marka. Hap. Hususiyet. Damga. Fark.
Certificate of approval : Onay belgesi. Lisans. Onay sertifikası.
Exonerate : Suçlamalardan kurtarmak. Aklamak. Temize çıkarmak. İbra etmek. Beraat ettirmek. Tenzih etmek. Suçsuz çıkarmak.
Stock warrant : Öncelik hakkını gösteren belge. Rüçhan hakkı gösteren belge. Rüçhan hakkı belgesi.
Privileging synonyms : priority, allowance, eligibility, exempt, favour, bestow favors on, concessionairy, authorisation, concessions, rights offering, faculty, approvement, right of the preference, royalty, be exempt, excuse, subscription right, favours, precedences, privilege, preferences, exclusive rigths, charter, exonerating, excuses, priorities, certificate, certifications, exempts, permission, certification, discharging, privileges.

Bu kısımda Privileging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Privileging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Privileging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Privileging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.