Protoplazmik astrositler nedir, Protoplazmik astrositler ne demek

Protoplazmik astrositler; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sinir dokusundaki gliya hücrelerinden olan astrositlerin sitoplazma uzantılarının kısa ve dallı budaklı bir grubu.

Protoplazmik astrositler kısaca anlamı, tanımı

Astrosit : Merkezi sinir sisteminde bulunan bir nöroglia hücresi tipi. Merkezi sinir sisteminde bulunan, sinir hücrelerinin, oligodendrositlerin ve damarların çevresinde yerleşen, kan ve sinir hücreleri arasında su ve mineral madde alışverişini sağlayan, ektodermal kökenli bir çeşit nörogliya hücresi, astrogliya

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.

Gliya hücreleri : Merkezi sinir sisteminde esas sinir hücrelerinin aralarında yer alan, destekleme, besleme, onarma ve fagositoz görevlerini yapan ara dokunun hücreleri. Sinir dokusunda astrosit, oligodendrosit, mikrogliya ve ependim hücreleri olmak üzere dört türlü gliya hücresi bulunur.

Dallı budaklı : Karışık bir duruma girmiş olan, çapraşık.

Sinir dokusu : Embriyonun ektoderm tabakasından köken alan, organizmayı iç ve dış çevreden haberdar eden, nöron adı verilen uzun ve farklılaşmış hücrelerden oluşan, uyartıları (impulsları) sinaps denen özel bölgeler vasıtasıyla bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ileterek sonuçta tepki ya da uyartı meydana gelmesini sağlayan, besleyici ve destekleyici nörogliya hücreleri (astrositler, oligodendrositler, mikrogliya ve ependim) tarafından kuşatılan, miyelinli ve miyelinsiz sinir tellerinden meydana gelen ve organizmayı ağ şeklinde saran, hasar görmesi hâlinde kendini çok az ya da hiç yenileyemeyen doku. Embriyonun ektoderma katmanından köken alan, hücre farklılaşması sonucu sinir hücreleriyle hücreler arası maddeden oluşan dört temel dokudan biri. Sinir hücreleri; uyarımları merkezi sinir sisteminden gangliyonlara ileten hücreler, uyarımları çevreden merkezi sinir sistemine ileten hücreler, merkezi sinir sistemi ve onun kısımları arasında iletişim sağlayan hücreler olmak üzere üç gruba ayrılırlar.

 

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Sinir doku : Beyni ve sinirleri oluşturan ve nöron denilen hücrelerle örülmüş bulunan doku.

Budaklı : Budağı olan.

Uzantı : Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.

Dallı : Dalları olan. Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş).

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Budak : Ağacın dal olacak sürgünü. Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm.

Gliya : Tutkal. Sinir sisteminin bağ dokusu.

Dokus : Dokuz.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Uzan : Uzun.

Diğer dillerde Protoplazmik astrositler anlamı nedir?

İngilizce'de Protoplazmik astrositler ne demek ? : astrocytus protoplasmaticus