Prunes türkçesi Prunes nedir

Prunes ingilizcede ne demek, Prunes nerede nasıl kullanılır?

Prune : Çir. Budamak. Kuru erik.

Pruned : Kesmek. Kısaltmak. Muaf tutmak. İstisna etmek. Budamak.

Prunella : Karamandola. Boğaz iltihabı. Anjin. Karamandola (kumaş). Prunello.

Prunelle : Erik likörü. Üryani. Kuru erik.

Prunello : Karamandola.

Unpruned : Kırpılmamış. Kısaltılmamış. Kesilmemiş. Budanmamış.

Pruning saw : Budama testeresi.

Pruner : Budayan kimse. Budayıcı.

Prunus : Laz kirazı.

Artificial pruning : Suni budama.

İngilizce Prunes Türkçe anlamı, Prunes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prunes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cuts : Oymak. Dişi çıkmak. Yol açmak. Ortadan kaybolmak. Açmak. Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan uçtaki bölümü ile kesiş biçiminde uygulanan vuruşlar. Diş çıkarmak. Sulandırmak. Görmemezlikten gelmek. Kırmak.

Chipped : Yontulmuş. Kırılmak. Yontmak. Çentmek. Alaya almak. Ufalanmış. Havalandırmak (top). Kırılgan olmak. Takılmak.

Excuse : Haklı çıkarmak. Göz yummak. Affetmek. Özür. Geçirmek. Bağışlamak. Mazeret. Affeylemek. Mazur göstermek. Bahane.

 

Discharge : Serbest bırakmak. Ateşlemek. Boşalma. Ödeme. Taburcu olma. Biriktirilmiş erkenin dizgeden dışarıya kaçışı. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Akım. Tahliye etme. Ateş etmek.

Belt up : Sus. Emniyet kemerini takmak. Kes sesini. Çenesini kapatmak.

Capsulize : Kapsül içine almak. Bir kapsüle koymak (ayrıca capsulise). Yoğunlaştırmak. Kapsül içine koymak. Kapsül içine kapatmak. Kapsüllemek. Özetlemek.

Abridging : Mahrum etmek. Tenkis etmek. Özetlemek. Azaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kısmak.

Abandon : Taşkınlık. Kendinden geçme. El etek çekmek. Dayandırmak. Başından atmak. Tehire salmak. Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Viran hale getirmek.

Abridges : Özetlemek. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kısmak. Tenkis etmek. Azaltmak.

Shear : Soymak. Kaykılma. Kırpmak. Yoksun bırakmak. Birbirine koşut olan karşıt yönlerdeki güçlerin etkimesi. Çok kısa kesmek (hayvanın tüylerini). Makasla kesmek. Kırkmak. Kesilmek. Mahrum etmek.

Prunes synonyms : cancels, dress, cut back, clips, acquit, trim, clipped, lopping, snip, abbreviate, thin out, barged, disbud, amputating, lop, pollard, exempt, blow the whistle on, amputate, assuages, exonerating, cancel, detruncate, arrest, pinch, acquitting, block, discharges, nip, exonerates, abbreviates, excuses, be exempt.

Prunes zıt anlamlı kelimeler, Prunes kelime anlamı

Disinclined : İsteksiz. Meyilsiz. Soğumuş (bir şeyi yapmaktan). Gönülsüz.

Erect : Diken diken. Kurmak. Yapmak. Ereksiyon halinde. Kalkmış. İkame etmek. İnşa etmek. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Dikilmek. Yükseltmek.