Put in prison türkçesi Put in prison nedir
- Hapse atmak.
- Hapse göndermek.
- Tutuklamak.
- Cezaevine göndermek.
- Hapsetmek.
Put in prison ile ilgili cümleler
English: He was put in prison.
Turkish: O hapseneye atıldı.
English: Ali should be put in prison.
Turkish: Ali ceza evine konulmalı.
English: Ali was put in prison.
Turkish: Ali cezaevine konuldu.
English: He should be put in prison.
Turkish: O cezaevine konulmalıdır.
English: I imagine that Moustapha will eventually be caught and put in prison.
Turkish: Sanırım sonunda Mustafa yakalanacak ve hapishaneye konulacak.
Put in prison ingilizcede ne demek, Put in prison nerede nasıl kullanılır?
Put : Bırakmak. Atış. Yatırım yapmak. Menetmek. Yatırma. Sormak. Söndürmek. Hamle. İndirmek. Söylemek.
In : Mevsimi gelmiş. Tutulan. İktidardaki. Da. İçine. İç. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. De. İçinde.
Prison : Delik. Mahpushane. Tutukevi. Tevkifhane. Hapishane. Zindan. Hapsetme. Cezaevi. Kodes.
Put in : Araya girmek. Eklemek. Katmak. Gelmek (istasyona). Sokmak. Diye eklemek. Yerleştirmek. Geçirmek (vakit). Sunmak. Takılmak.
Put in an appearance : Yer almak. Kısa bir süre kalıp gitmek. Boy göstermek. Uğramak. Katılmak. Yeralmak. Çok kısa bir süre kalmak. Görünmek.
Put into circulation : Piyasaya sürmek. Tedavüle çıkarmak.
Put into effect : Uygulamak. Yürürlüğe koymak. Yürürlüğe almak. Uygulamaya koymak.
Put in order : Adam etmek. Sıraya koymak. Sıraya sokmak. Düzene koymak. Sıralamak. Düzene sokmak. Tanzim etmek. Hale yola koymak. Düzenleme getirmek. Düzenlemek.
Put in for : İçin başvurmak. Başvuruda bulunmak. Başvurmak. Adaylığını koymak.
Put in parentheses : Parantez içine almak.
İngilizce Put in prison Türkçe anlamı, Put in prison eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Put in prison ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bar : Demir çubuk. Demir ya da tahta parmaklık. Sürgülemek. Bariyer. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Savunmanlar kurumu. Baro. Çıta. Parmaklık takmak. Parça.
Coop up in : Tıkmak.
Pull in : Durmak. Girmek (motorlu taşıt bir yere). (tren) istasyona girmek. Arabayı sürmek (bir yere). Çekmek. (araba) gelmek. Durdurmak (at). İstasyona girmek. Kenara çekilip durmak.
Caging : Kafeslemek. Kafese koymak. Buz hokeyinde sayı yapmak.
Lock up : Kapatmak. Kilitlemek. Bağlamak (para). İçeri tıkmak. Bağlamak. Bloke etmek. Kilit altında saklamak. (para) yatırmak.
Clap on : İçeri tıkmak.
Detains : Engellemek. Alıkoymak. İzinsiz bırakmak. Oyalamak. Geciktirmek. Tutmak. Mahrum etmek. Gözaltına almak. Durdurmak.
Gaols : Hapishaneye kapatmak. Hapishane. Kodes. Tevkifhane. Cezaevi. Delik. Cezaevine kapatmak.
Encloses : Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Çevirmek. Kapatmak. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). İçine koymak. Çevirmek (duvar veya çit vb ile). İliştirmek. Kapsamak. İçermek.
Arrest : Bloke etmek. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Varan kimse. Tutuklama. Geliş. Önlemek. El koymak. Yakalamak.
Put in prison synonyms : gaol, impound, shop, cages, imprisons, impounds, busting, confine, jails, jail, detaining, clap into gaol, enclose, busted, apprehending, busts, send up, confining, arrests, caged, put away, apprehends, apprehended, bust, custody, imprison, detain, commit to prison, imprisoning, distrain, shopped, apprehend, coop up.

Bu kısımda Put in prison kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Put in prison ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Put in prison anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Put in prison ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.