Races türkçesi Races nedir

  • Hızlı akmak.
  • At yarışı.
  • Acele ile yapmak.
  • Yarışmak.
  • Hızlı çalışmak (motor).
  • Yarışlar.
  • Yarıştırmak.
  • Yarışa sokmak.
  • Irklar.

Races ile ilgili cümleler

English: Ali went to the horse races once last summer.
Turkish: Ali geçen yaz bir kez at yarışlarına gitti.

English: Ali has won many races.
Turkish: Ali birçok yarış kazandı.

English: There are people of many different races living in America.
Turkish: Amerika'da yaşayan birçok farklı ırklarda insanlar vardır.

English: Ali competes in ski races.
Turkish: Ali kayak yarışında yarışıyor.

English: One of the most famous horse races in the world, the Melbourne Cup, will be held today.
Turkish: Dünyadaki en ünlü at yarışlarından biri, Melborn Kupası, bugün yapılacak.

Races ingilizcede ne demek, Races nerede nasıl kullanılır?

Hurdle races : Engelli yarış. Engelli (koşu veya yarış). Engelli koşular. Engelli koşu. Belirli aralıklara konmuş, değişik yükseklikteki on çitli engelin üzerinden aşılarak sürdürülen koşular. bu koşular uzaklıklarına göre üç ana dala ayrılırlar: 1. 110 m.-440 m. engelli koşular. 2. 220-300 m. engelli koşular. 3. 100 m. bayanlar arası engelli koşular.

Obstacle races : Engelli yarış. Engelli koşu.

A pair of braces : Pantolon askısı.

 

Airs and graces : Kendini önemli bir insanmış gibi gösterme. Küçük dağları ben yarattım demek. Yapmacıklık. Hava veya caka veya gösteriş. Birinin daha önemli görünmesi amacıyla yapılan yapmacık davranış. Dikkat çekmek için yapılan gösteriş. Kendini beğenmiş tavır.

Anthraces : Antraks. Şirpençe. Şarbon. Karakabarcık.

Graces : Üç güzeller. İyilikler. Zeus'un kızları olan üç kız kardeş ve güzellik. Alımlılık ve neşe tanrıçaları (aglaia, euphrosyne ve thalia). (yunan mitolojisi) üç güzel.

Millraces : Değirmen suyu. Değirmen oluğu. Değirmen deresi.

Leave traces : İzler bırakmak. İz bırakmak.

Kick over the traces : Kontrolden çıkmak. Otoriteye baş kaldırmak. Gemi azıya almak.

Embraces : Beslemek (ümit). Bağrına basmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Yakalamak. Kavramak. İhata etmek. Ele geçirmek. Sarmak. Kucaklaşmak. Kapsamak.

İngilizce Races Türkçe anlamı, Races eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Races ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Travel : Topuklamak. Yolculuk yapmak. Gezi. Dolaşmak. Yolculuk etmek. Gitmek. Gazlamak. Seyahat. Yolculuk. Tüymek.

Scud : Hızla gitmek. Pupa yelken gitmek. Sürüklenme. Hızla geçip gitmek. Hızla hareket etmek. Pupa yelken seyir. Hızla gitme. Rüzgarla sürüklenme. (bulut) hızla gitmek. Sürüklenmek.

Flash : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakmak. Çakar (ışıtaç). Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Parlama. Atmak (bakış). Yıldızı parlamak. Işık tutmak. Böbürlenmek. Radyo ya da televizyonda olağan yayın kesilerek verilen çok önemli kısa haber.

 

Competes : Kapışmak. Rekabete kalkmak. Rekabete girmek. Mücadele etmek. Müsabakaya girmek. Çekişmek. Yarış etmek. Rekabet etmek.

Push forward : Dikkat çekmek. İleriye itmek. İlerletmek. İleri sürmek. İleri itmek.

Hotfoot : Hızlı hareket etmek. Acele etmek. Hakaret. Gazlamak. Acele. Acele ile gitmek. Kibrit şakası. Acele ile.

Barge : Çarpmak. Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan güvertesiz büyük tekne. büyük, üç köşe yelkenli yük gemisi. Karışmak. Ev gib kullanılan duba. Yüzen ev. Dalmak. Salapurya. Mavna. Kesmek. Saltanat kayığı.

Turf : Kesek. Hipodrom. Çimlendirmek. Çim. Çim ekmek. Tezek. Çim saha. Turba.

Shoot : Atma. Film çekmek. Ateş etme. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı). Filiz. Vurma. Çekim yapmak (kamera). Vuruş. Av. Fotoğraf çekme.

Contended : Çekişmek. Savaşmak. Rekabet etmek. İddia etmek. İleri sürmek. Uğraşmak. Tartışmak.

Races synonyms : thrust ahead, locomote, rush along, cannonball along, political campaign, pelt along, speed, move, shoot down, derbies, contesting, contending, contested, rush, arms race, step on it, raced, steeplechase, race, emulating, rushing, horse racing, compete, contest, hie, contests, scoot, derby, belt along, buck, steeplechases, emulates, run.

Races zıt anlamlı kelimeler, Races kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Linger : Uzamak. Can çekişmek. Durmak. (ağrı) kolayca geçmemek. Sallanmak. Gecikmek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Oyalanmak. Geçmişte kalmak. Geçmek bilmemek.

Nondriver : Sürücü olmayan kimse.