Rayless türkçesi Rayless nedir

Rayless ingilizcede ne demek, Rayless nerede nasıl kullanılır?

Rayleigh : İngiliz fizikçi. Argon elementini keşfinden ötürü nobel ödülü sahibi. John william strutt rayleigh (1842-1919). Bir soyadı. İngiltere'de yerleşim yeri.

John william strutt rayleigh : Üçüncü baron rayleigh (1842-1919). İngiliz fizikçi. En önemli gazların yoğunluğunu araştırması ve argon elementini buluşu için 1904 nobel fizik ödülü sahibi. Lord rayleigh.

Third baron rayleigh : Lord rayleigh (1842-1919). En önemli gazların yoğunluklarını araştırması ve argon elementini keşfinden dolayı 1904 nobel fizik ödülü sahibi. Üçüncü baron rayleigh. İngiliz fizikçi. John william strutt rayleigh.

Graylag : Boz kaz. Bozkaz. Gri yabani kaz. Yaban kazı.

Grayling : Alabalıkgillerden olup, geniş tenyaya ikinci arakonakçılık eden bir balık türü. Michigan eyaletinde şehir. Gölge balığı. Gölgebalığı.

Infectious bulbar paraylsis : Enfeksiyöz bulbar paralizis. Yalancı kuduz.

Ray fungus : Işılküf. Sığır, domuz ve insanların ışılküflüce etkeni, ışılküflerin örnek türü asalak mantar.

Ray fungi : Işılküfler. Bölünürmantarlara bağlı olup, çeşitli türleri, insan ve hayvanlarda asalak yaşayan tallıbitkiler takımı.

Ray beam : Işık demeti. Işın demeti.

 

Ray charles : Ray charles (1930-2004). Abd'li kör zenci şarkıcı. Şarkı sözü yazarı ve müzisyen (pianist ve saksafonist).

İngilizce Rayless Türkçe anlamı, Rayless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rayless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleak : Akkefal. Tatlı su sardalyesi. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Umutsuz. Sevimsiz. Rüzgara maruz. Tatsız. Soğuk. Kötü. Nahoş.

Bleaks : Rüzgar alan. Tatlısu sardalyası. Akkefal. Kasvetli. Rüzgara maruz. Kötü. Rüzgarlı. Sevimsiz. Rüzgara açık. Umutsuz.

Land : Aynı türden toprak parçası. Vatan. Memleket. Diyar. Elde etmek. Çakmak. Karaya getirmek. Kara parçası. Yere inmek. Alan.

Bleakest : Çıplak. Sevimsiz. Rüzgara açık. Rüzgar alan. Rüzgarlı. Kasvetli. Umutsuz. Rüzgara maruz. Soğuk.

Blacked : Morartmak. Siyah. Siyaha boyamak. Siyah giysi. Lekelendirilmiş. Kirletilmiş. Karartmak. Kararmak. İftira atılmış.

Unlit : Aydınlatılmamış. Karanlık.

Gloomier : Sıkıcı. Kuruntulu. Ümitsiz. Karanlık. Umutsuz. Loş. İç karartıcı. Kasavetli. Hüzünlü.

Bleaker : Soğuk. Rüzgara açık. Akkefal. Çıplak. Sevimsiz. Üzgün. Rüzgar alan. Kasvetli. Umutsuz.

Darker : Kasvetli. Bulanık. Loş. Karanlık. Asık suratlı. Daha koyu. Esrarlı. Korkutucu.

Rayless synonyms : nightless, dusky, gloomiest, lightless, earth, aphotic, blackest, gloomy, unlighted, darkest, unilluminated, earths, black, blacker, beamless.

Rayless ingilizce tanımı, definition of Rayless

Rayless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a rayless sky. Not illuminated. Blind. Rayless eyes. Destitute of rays. Hence, dark.