Record player türkçesi Record player nedir

Record player ingilizcede ne demek, Record player nerede nasıl kullanılır?

Record : Yazmak. Sonaşam. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. Tutanak. Kaydetmek. Not etmek. Atletizmin herhangi bir dalında, yönetmeliğe uygun olarak o zamana değin elde edilmiş derecelerin en üstünü ya da eşiti. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kağıda ya da fişe geçirme. Kayda geçirmek. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Player : Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Kumarbaz. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Oyuncu. Sporcu. Aygıt. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Çalgıcı. Çalgı çalan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Record a macro : Makro kaydetmek.

Record at mark : İşaretten kaydet. İmden kaydet.

Record book : Rekorlar kitabı. Kayıt defteri.

Record breaker : Rekortmen. Rekor kıran.

İngilizce Record player Türkçe anlamı, Record player eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Record player ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pickup : Vurgun. Av. Rastgele dostluk. Gelişme. İlerleme. Pikap kafası. Arabaya alma. Manyetik. Yükselme.

Cartridge : Kutu. Film kutusu (fotoğrafçılık terim). Pikap kafası. Zarf. Kartuş. Kutucuk. Hartuç. Kovan.

Station wagon : Steyşın araba. Steyşın vagon. Kaptıkaçtı. Aile arabası. Station araba. Kamyonet. Steyşın.

Turntable : Döner yüzey. Çömlekçi tablası. Döner levha. Pikap platformu. Döner platform. Sahne içinde dönebilen yüzey. Plak döndüreci. Dönertabla. Döner tabla.

Phonograph : Kayıt aygıtı. Gramofon (amerikan ingilizcesi). Gramofon.

Pickups : Av. Gelişme. Hızlanma. Arabaya alma. Toplama (çöpü veya postayı veya yollanan malları). Rasgele dostluk. Keklik (av). Sokakta tanışılmış kadın. Vurgun.

Phonographs : Gramofon (amerikan ingilizcesi). Gramofon. Kayıt aygıtı.

Cartridges : Kartuş. Hartuç. Fişek. Kutu. Film kutusu (fotoğrafçılık terim). Zarf.

Estate car : Steyşın araba. Steyşın.

High : Zirve. Yüksek. Rekor. Necip. Kabarmak. Yüksek basınçlı bölge. Uçma. Öfkelenmek. Lise. Büyük vites.

Record player synonyms : pickup truck, gramophone, gramophones.