Reliance türkçesi Reliance nedir
Reliance ingilizcede ne demek, Reliance nerede nasıl kullanılır?
Self reliance : Yiğitlik. Tamlık. Kendi kendine yeterlilik. Kendine güven. Özgüven. Kendine güvenme.
Reliances : Güven. Tevekkül. İstinat. Emniyet. -e bel bağlama. Güvenme. Güvenç. İtimat. İnanç.
Reliant : Dayalı. Güvenen. Kendinden emin. Bağımlı. Asılı. Bağlı. İnançlı. Bel bağlayan. İtimat eden. Kendine güvenen.
Self reliant : Bağımsız. Kendine güvenen. Özsaygılı. Özgüvenli.
Karelian : Karelya´ya özgü. Karelyaca. Karelyalı. Karelya vatandaşı. Karelya. Karelya'da ikamet eden kimse.
Reliability engineering : Güvenilirlik teknikleri. Güvenirlilik teknikleri.
Reliability coefficient : Güvenirlik katsayısı. Güvenilirlik katsayısı. Aynı araçla aynı ölçüm konusunda yapılan ölçümlerin yinelenme düzeyini veren sayımsal ölçüm. Bir testin iki yarımı, aynı küme üzerinde uygulanan eş değerli iki örneği ya da aynı testin yinelenişinden elde edilen dağılımlar (puanlar) arasındaki bağlılaşma katsayısı.
Reliably : Eksiksiz biçimde. Yanılma payı olmaksızın. Güvenilir bir şekilde. Hatasız. Yanlışa mahal vermeden. Hata yapmadan.
A reliable source : Güvenilir kaynak. Güvenilir bir kaynak. Sağlam bir kaynak.
Reliable : Mutemet. Emniyetli. İtimat edilir. Emin. Ağzı sıkı veya ketum. İnanılır. Güvenilir. Güvenli. Saygın. Güven telkin eden.
İngilizce Reliance Türkçe anlamı, Reliance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reliance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Credit : Vade. İtibar. Sayca. Hesaptaki para miktarı. Kredi vermek. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Kredi. Öğrenim ödencesi. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para.
Convictions : İnanma. Mahkumiyet. Kanaat. Görüş. Suçlu bulma. Haklı olma.
Guaranty : Garantör. Teminat. Garanti. Güvence. Rehin. Tekeffül etmek. Kefil. Garanti altına alma. Kefalet.
Dependence : Başkasının sırtından yaşama. Dayanma. Psikotrop bir maddeyle merkezi sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği. Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu. ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma. kendi kendine yetmezlik. Çoğabilimde, çalışan (etkin) kesim üzerindeki çoğal baskıyı gösteren ve edilgen çoğanın etkin çoğaya oranı olarak bulunan değer. Tabiiyet. İlişki. Bağlı olma. Bağlılık.
Certitudes : Sübut. Kuşkusuzluk. Katiyet. Kesinlik. Bir şeyden emin olma.
Good faith : İyiniyet. İyi niyet. Niyetin ciddiliği. Hüsnüniyet. İyiye çekme. Dürüstlük. Güven (birine karşı beslenen).
Conscience : Bilinç. Adalet hissi. Bulunç. Duyum, heyecan, düşünme ya da başka bir ruh etkinliğiyle nitelenen durum, ben'in kendi etkinlik ve duygulanmalarını sezebilmesi. geniş anlamda zihin. bir topluluktaki ruhsal etkinliğin ya da ruhsal durumların tümü. Duyunç. Vicdan. İnsaf. Ahlaki duygu.
Anchorage : Demir. Dayanak. Destek. Demirleme. Liman. Saplamalı bağlama. Sabitleme. Demirleme yeri. Güven kaynağı.
Certainty : Kesin olan şey. Muhakkak. Katiyet. Gerekirlik. Belirlilik. Kesinlik. Belirli olma. Kuşkusuzluk. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı.
Certainties : Belirlilik. Kesin olan şey. Muhakkak. Belirli olma. Kuşkusuzluk. Açıklık. Kesinlik. Katiyet.
Reliance synonyms : dependency, resignation, beliefs, conviction, affiances, fatalisms, fatalism, trust, trust in god, assurance, credences, guarantying, emergency, belief, affiance, affiancing, credo, certitude, confidentialness, faith, confidences, fixedness, trusting, tenet, resignations, confidence, guaranties, faiths, reliability, credence, dependance, assurances, consciences.
Reliance zıt anlamlı kelimeler, Reliance kelime anlamı
Uncertainty : Değişkenlik. Kararsızlık. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Adem-i emniyet. Şüphe. Kesinsizlik. Kuşku. Olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği durum. krş. risk. Tereddüt. Belirsizlik.
Reliance ingilizce tanımı, definition of Reliance
Reliance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Confidence. Dependence. The act of relying, or the condition or quality of being reliant. Repose of mind upon what is deemed sufficient support or authority. Trust.

Bu kısımda Reliance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reliance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reliance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reliance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.