Replies türkçesi Replies nedir

  • [#yanıt Yanıtlamak].
  • Yanıtlar.
  • Cevaba cevapla karşılık vermek.
  • Cevap vermek.
  • Karşılık vermek.

Replies ile ilgili cümleler

English: When I say hello to him, he never replies; he only inclines his head.
Turkish: Ona merhaba dediğimde asla yanıtlamaz; yalnızca başını eğer.

English: I believe she didn't get any replies.
Turkish: Onun hiç yanıt almadığına inanıyorum.

Replies ingilizcede ne demek, Replies nerede nasıl kullanılır?

Replied : Cevaba cevapla karşılık vermek. Yanıtlamak. Cevaplanmış. Yanıtlanmış. Cevap vermek. Karşılık vermek.

Replica : Kırılabilen toplu tabanca. Bir yapıtın fotoğraf ya da başka araçlarla tıpkısının basılması. Aslına çok benzeyen. Tıpatıp aynı. Yineleme. Kopya. Tıpkı basım. Replika. Maske. Reprodüksiyon.

Replica description : Yineleme tanımı.

Replica information : Yineleme bilgisi.

Replica plating : Kültür kopyalama. Bir petri kabında üretilen kolonilerin steril bir aracı ile diğer bir petri kabına aseptik olarak aktarılması.

Replicable append query : Yinelenen ekleme sorgusu.

Replicable filter : Yinelenen süzme.

Replicable data definition query : Yinelenen veri tanım sorgusu.

Replicable crosstab query : Yinelenen çapraz sorgu.

Replicable database : Yinelenen veritabanı.

İngilizce Replies Türkçe anlamı, Replies eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Replies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Countered : Karşılıkta bulunmak. Sayıcı. Sayaç. Karşı gelmek. Karşı atak yapmak. Tezgah. Karşı çıkmak. Kontra yumruk atmak. Karşı koymak.

Rejoins : Yeniden katılmak. Kavuşmak. Cevabı yapıştırmak. Tekrar iştirak etmek. Tekrar katılmak. Yeniden iştirak etmek. Tekrar birleştirmek.

Fill in : Form doldurmak. Stok eksiğini gidermek. Geçici olarak bir işte çalışmak. Tamamlamak. Birinin (görev) yerine bakmak. (form) doldurmak. Doldurmak. Desteklemek veya bilgi eklemek (forma, müracata). Karnı doyurmak.

Counteract : Mukabele etmek. Karşı savaşmak. Etkisiz hale getirmek. Önlemek. Etkisini yok etmek. Karşı koymak. Etkisini gidermek. Gidermek. Etkisizleştirmek.

Solace : Teselli. Avunç. Teselli etmek. Azaltmak. Avunma. Avutmak. Avuntu. Bir üzüntüyü hafifletmek.

Responded : Ses vermek (motor). Etkilenmek. Cevap yazmak.

Answer : Kefil olmak. Karşılık. Tanıma uymak. Uymak. Yeterli olmak. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Yanıt vermek. Tanımlamak.

Counteracted : Karşı savaşmak. Önlemek. Mukabele etmek. Karşı koymak. Etkisini gidermek. Etkisini yok etmek. Gidermek. Etkisizleştirmek. Etkisiz hale getirmek.

Responds : Mukabele etmek. Etkilenmek. -e tepki vermek. Ses vermek (motor). Tepki göstermek. Yanıt vermek. Cevap yazmak.

Reciprocate : Gitgel hareketiyle çalışmak. -e karşılık vermek. Acısını çıkarmak. Karşılıklı olmak. Mukabele etmek. Misillemede bulunmak. Karşılıklı yapmak. Acısını çıkartmak. -e karşılıkta bulunmak.

 

Replies synonyms : assistance, react, mercy, rejoin, alleviation, succour, answer back, counter, responses, return, rejoined, responding, replied, succor, respond to, rejoining, consolation, come back, answers, respond, answerback, answered, give back, ministration, counteracts, help, reply, meet, comfort, answered back, reply to, replying, aid.

Replies zıt anlamlı kelimeler, Replies kelime anlamı

Discomfort : Rahatını bozmak. Ağrı. Bozmak. Keyfini kaçırmak. Rahatsız etmek. Dert. Sıkıntı. Rahatsızlık veren şey. Rahatsızlık. Rahatını kaçırmak.

Increase : Artışa geçmek. Artma. Çoğaltmak. Yükselmek. Artış. Yükseltmek. Eder artırımı. Artırmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Büyümek.

Compression : Kompresyon. Basma. Özetleme. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Sıkıştırma. Basınç. Tazyik. Kompresyon basınç ölçümü. Kısaltma. Basınçlandırma.