Represses türkçesi Represses nedir

Represses ingilizcede ne demek, Represses nerede nasıl kullanılır?

Repressed : Önlemek. Bastırılmış. Önlenmiş. Bastırmak. Baskılamak. Baskı altında tutmak. İçine atmak.

Repressed inflation : Ekonominin enflasyon içinde bulunmasına karşın hükümetin fiyatları idari kararlarla belirlemesi ve sıkı para, daraltıcı maliye, gelirler politikası ve tayınlama ile serbest fiyat artışlarına izin vermemesi durumu. Bastırılmış enflasyon.

Unrepressed : Bastırılmamış. İçe atılmamış.

Repress : Baskılamak. Gemlemek. Tutmak. Acısını içine atmak. Menetmek. Uzaklaştırmak. Baskı altında tutmak. Zulmetmek. Bastırmak. İçine atmak.

Repressible : Baskılanabilir.

Repressions : Bilinçaltına itme. Zorla önleme. Engelleme. Tutma. Psikolojik baskı. Önleme. Bastırma. Hapsetme. Zaptetme. Baskı.

Repressor : Represör. Baskılayıcı. Bastırıcı, dna üzerinde operatör bölgeye bağlanarak transkripsiyonu dolayısıyla özel bir enzimin üretimini engelleyen protein.

Repressive tax : Ağır vergi. Önleyici vergi. Ağır bir akçalı yük getirdiğinden kişiyi çalışmaktan uzaklaştıran, üretimi azaltan zorlayıcı nitelikteki vergi. Engelleyici vergi. Baskıcı vergi. Adaletsiz geliri ve üretimi azaltan vergi. Geliri azaltan vergi. Baskı vergisi.

 

Repression : Önleme. Herhangi bir uyarıya karşı bir grup ya da bir genin ekspresyonunun durdurulması. Represyon. Bastırma. Baskı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tutma. Bir metabolik yolun son ürünü ortamda arttığında o metaboliti sentezleyen enzim veya enzimlerin üretiminin durması. protein üretiminde azalma. Engelleme.

Repressing : Tekrar presleme. Baskılayıcı. Yeniden baskılama. Baskılamak. İçine atmak. Baskı altında tutmak. Önleyici. Önlemek. Bastırmak. Önleme.

İngilizce Represses Türkçe anlamı, Represses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Represses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bullies : Zorba. Gözünü korkutmak. Zorlamak. Sataşmak. (birisini) sindirmek. Zorbalık etmek. Kabadayı. Dayılanmak. Kabadayılık etmek.

Disable : Etkisiz kılmak. Mahrum etmek. Alıkoymak. Ehliyetini almak. Hizmet dışı bırakmak. Pasifleştirme. Seçilemez kılmak. Yetkisini almak.

Draw away : Çekilmek. Çekmek. Hızla çekmek. (rakipleriyle) arayı açmak. Arayı açmak. Ayrılmak. Uzaklaşmak. Çekip ayırmak. Geri çekmek.

Crushes : Buruşmak. Araç ile çiğnemek. Sıkmak. İtişmek. Parçalanmak. Kahretmek. Ezmek. Ufalamak. Kırılmak.

Avoids : İptal etmek. Uzak durmak. Sakınmak. Savuşturmak. Kaçınmak. Korunmak.

Chokes : Nefes darlığı. Boğulmak. Tıkamak. Kısmak. Boğarak öldürmek. Tıkanmak. Ölmek. Tutmak. Boğmak.

Dragoons : Asker. Dragon. İşkence yapmak. Ağır süvari. Zorla yaptırmak. Asker vasıtasıyla halka zulmetmek. Eziyet etmek. Süvari eri.

 

Repressed : Önlenmiş. Bastırılmış.

Deport : Sürmek. Borsada deport. Yurtdışına sürmek. Sinir dışı etmek. Sınırdışı etmek. Tehcir etmek. Sınır dışı etmek. Sürmek (sınırdışı vb).

Clamp : Kilit vurmak. Pens. Mengeneyle sıkıştırmak. Kenetlemek. Mengene ile sıkıştırmak. Bir aygıtı bir yere sağlamca tutturmak için kullanılan gereç. bir gaz ya da sıvı akışını, bunların içinden geçtiği lastik boruları sıkıştırarak kabaca denetleyebilen gereç. Yığın. Küme. Sıkıştırmak. Ambar (yeraltı).

Represses synonyms : maltreat, banishing, bottle up, alleviated, averting, dragoon, gulped, appease, arrests, eloign, appeases, alleviates, constrains, dragooned, arrest, distracts, alleviating, pent up, allays, constrain, reduce, endure in silence, subjugate, concuss, drive apart, deporting, domineer, gulping, averted, throw into, bear down, gulp down, deports.

Represses zıt anlamlı kelimeler, Represses kelime anlamı

Uninhibited : Teklifsiz. Yasaklanmamış. Kısıtlanmamış. Sınırsız. Sınırlandırılmamış. Ketlenmemiş. Serbest. Serbest davranışlı. Engellenmemiş. Çekinmesiz.

High : Rekor. Necip. Zirve. Yüksek. Uçma. Lise. Direnmek. Öfkelenmek. Yüksek basınçlı bölge. Pikap.