Repressor türkçesi Repressor nedir

  • Bastırıcı, dna üzerinde operatör bölgeye bağlanarak transkripsiyonu dolayısıyla özel bir enzimin üretimini engelleyen protein.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Represör.
  • Baskılayıcı.

Repressor ingilizcede ne demek, Repressor nerede nasıl kullanılır?

Repressor protein : Represör protein. Dna üzerindeki operatör bölgelere bağlanan düzenleyici proteinler.

Translational repressor : Translasyonel represör. Mrna’ya bağlanan translasyonu baskılayan represör.

Corepressor : Bir reseptöre bağlanarak onun operatör bölgesine bağlanmasına engel olan bir molekül. Korepressör.

Repress : Önlemek. Menetmek. Tutmak. Bastırmak. Baskı altında tutmak. Baskılamak. Gemlemek. Acısını içine atmak. İçine atmak. Uzaklaştırmak.

Repressed : İçine atmak. Baskı altında tutmak. Bastırmak. Önlenmiş. Bastırılmış. Önlemek. Baskılamak.

Repressed inflation : Ekonominin enflasyon içinde bulunmasına karşın hükümetin fiyatları idari kararlarla belirlemesi ve sıkı para, daraltıcı maliye, gelirler politikası ve tayınlama ile serbest fiyat artışlarına izin vermemesi durumu. Bastırılmış enflasyon.

Coordinate repression : Koordine represyon. Bir metabolik yolun son ürünü hücre gereksiniminden fazla üretildiğinde bu son ürünün bu metabolik yolda görev alan birden fazla enzimin üretimini azaltması.

 

Repressions : Önleme. Tutma. Bilinçaltına itme. Psikolojik baskı. Baskı altında tutma. Zorla önleme. Bastırma. Baskı. Engelleme. Zaptetme.

Repression : Represyon. Bastırma. Baskı. Herhangi bir uyarıya karşı bir grup ya da bir genin ekspresyonunun durdurulması. Engelleme. Bir metabolik yolun son ürünü ortamda arttığında o metaboliti sentezleyen enzim veya enzimlerin üretiminin durması. protein üretiminde azalma. Önleme. Tutma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Represses : Uzaklaştırmak. Bastırmak. İçine atmak. Zulmetmek. Acısını içine atmak. Baskılamak. Önlemek. Menetmek. Baskı altında tutmak.

İngilizce Repressor Türkçe anlamı, Repressor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repressor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Batın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Suppressor : Parazit giderici (radyo). Süpresör. Parazit giderici cihaz. Parazit giderici. Parazit giderici araç (elektronik terimi). Parazit bastırıcı. Bastına. Bastırıcı. Supresör.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Pressor : Kan basıncı artırıcı. Basıcı. Presör.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Depressants : Yatıştırıcı. Yatıştırıcı madde. Depresan. Müsekkin. Bastırgan.

Repressor synonyms : represser, pressings, repressing, abdominal distention, pressing, a dna, repressive, agent, abdominal pain, a band, abdominal palpation, depressant, abamectin, a clay, abaxial, a c deformity.