Retainment türkçesi Retainment nedir

Retainment ingilizcede ne demek, Retainment nerede nasıl kullanılır?

Retain a lawyer : Avukat tutmak.

Retain line breaks : Satır sonlarını koruma.

Retain wall : Set.

Retain : Durdurmak. Alıkoymak. Kaybetmemek. Sızdırmamak (sıvıyı). Elde tutmak. Unutmamak. Ücretle tutmak (avukat vb). Parayla tutmak. Tutmak (ısı, su vb'ni). Tutmak.

Retained : Parayla tutmak. Tutmak. Kaybetmemek. Tutulan. Alıkoymak. Alıkoyulmuş. Unutmamak. Elinden kaçırmamak.

Retaining : Tutma. Parayla tutmak. Unutmamak. İstinad. Alıkoyan. Kaybetmemek. Elinden kaçırmamak. Tutturma. Destekleme. Tutmak.

Retained corpus luteum : Gebelik korpus luteumunun gebeliğin sona ermesinden sonra veya siklik korpus luteumun diöstrüs sonunda herhangi bir nedenle, gerilemeyip fonksiyonel olarak devam etmesi, kalıcı korpus luteum. anöstruse neden olur. Kalıcı sarı cisim. Kalıcı korpus luteum.

Retaining nut : Tespit somunu.

Retainers : Kilit mandalı. Dava takip anlaşması. Avans. Uşak. Pey akçesi. Avukatlık avansı. Yatak yuvası.

Retaining wall : Omuzlama duvarı. İstinad duvarı. Toprağın çeşitli nedenlerle kayarak ya da çökerek yakın çevresindeki yapılar, insanlar ve taşıtlar için çekinceli sonuçlar doğurmasını önlemek için, önüne konulan taştan yapılmış engel. Dayanak duvarı. Destek duvarı. Dayanma duvarı. Payanda duvarı. Koruma duvarı. İstinat duvarı.

 

İngilizce Retainment Türkçe anlamı, Retainment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retainment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constraints : Kendini tutma. Kısıtlar. Çekinme. Baskı. Sınırlama. Zorlama. Sabitler. Zor.

Detentions : Evci çıkarmama cezası. Tutuklama. Tevkif. Engellenme. Engelleme. Alıkonma. Tutukluluk. Gecikme. Gözaltına alma.

Interceptions : Durdurma. Kesme. Ele geçirme. Engelleme. Yolunu kesme. Yakalama. Önleme. Dinleme.

Distraint : El koyma. Kira üzerindeki hapis hakkı. Haciz ve zapt. Haczetme. Eşya üzerindeki hapis hakkı. El koyma (zorödetim). Haciz. Rehin olarak tutma.

Catchment : Su toplama. Toplama. Baraj havzası. Su tutma havzası. Hizmet alanı. Havza. Kaptaj.

Accomplishment : Tamamlama. Bir iş ya da uygulamayı başarıyla sonuçlandırma. Başarma. İfa. Başarıyla sonuçlandırma. Başarıyla tamamlama. Başarılan iş. Yetenek. Hüner. Yapma.

Bearing in mind : Hesaba katma. Hatırlama. Göz önünde tutulursa. Dikkate alma. Göz önünde bulundurma. Göz önüne alma. Hatırda tutma. Eğer. Göz önüne alınacak olursa.

Accession : Ulaşma. Çoğalma. Erme. Artma. Varma. Katılma. Tahta çıkma. Çogalma. Göreve gelme. Zam.

Retention : Bellek. Hafıza. Duraklama aşaması. Koruma. Kaybetmeme. Muhafaza. Sızdırmama (sıvıyı).

Controlment : Bastırılmış olma durumu. Kontrol. Kontrol etme eylemi. Denetleme. Düzenleme.

Retainment synonyms : rise to power, catchments, success, conservation, achievement, credit, clutch, interception, safe custody, reaching, containments, course credit, record, retardation, conservations, charter, catch, containment, attachment, arrival, constraint, holdup, detention, depriving, holding, retaining, holdups, preclusion, detainment, retentions, gripping.

 

Retainment zıt anlamlı kelimeler, Retainment kelime anlamı

Inability : Gücü olmama. Yeteneksizlik. Acziyet. İktidarsızlık. Yetersizlik. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Aciz. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yapamama. Olanaksızlık.

Illiteracy : Okuma yazma bilmezlik. Cahillik. Bilgisizlik. Abecesizlik oranı. Bir toplumda okuma yazmadan yoksun kişilerin toplam nüfus içindeki payı. Okumamışlık. Deneyimsizlik. Cehalet. Okuma yazma bilmeme.

Retainment ingilizce tanımı, definition of Retainment

Retainment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Retention. The act of retaining.