Reva nedir, Reva ne demek

Reva; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Reva" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Reva mı hiddetin, reva mı şiddetin / Zulmeden sen misin, bilmem ki ben miyim?" - Şarkı

Yerel Türkçe anlamı:

İlk ekilen ekin.

Reva hakkında bilgiler

Reva (kimine göre Reeva), 1960 yazının ortalarında İsveç'te Dan Werbin ve Holger Brånby tarafından fabrikakurulan araba markasıydı. Volvo ile de işbirliği yapan bu firma hala seri üretimlerine devam etmekte fakat günümüzde fazla kullanılmamaktadır.

Reva ile ilgili Cümleler

  • Kış sporları ülkemizde çok revaçtadır.
  • Seni hep sevdiğimi ve saygı duyduğumu bildiğin halde bana bunları reva gördün, değil mi?

Reva anlamı, tanımı:

Reva görmek : Bir davranışı, bir olayı bir kimse için uygun görmek.

Revaç : Sürüm.

Revaç bulmak : Geçerli ve değerli sayılmak.

Revak : Üstü örtülü, önü açık yer, sundurma.

Revakiye : Stoacılık.

Revalüasyon : Değer katma.

Revan : Giden, yürüyen.

Revani : Yumurta ve irmikle yapılan, fırında kabarıp piştikten sonra üzerine şerbet dökülen bir tatlı türü, revani tatlısı.

Revani tatlısı : Revani.

Revanici : Revani yapıp satan kimse.

Revanicilik : Revanicinin işi veya mesleği.

 

Revanlaşma : Revanlaşmak işi.

Revanlaşmak : Yürüyüp gitmek, uyum sağlamak.

Kan revan içinde : Her yanı kana bulanmış.

Kan revan içinde kalmak : Her yanı kana bulanmak.

Yola revan olmak : Yola çıkmak.

Yakış : Yakma işi.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı.

Orta : İyi ile kötü arasındaki durum. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Yeniçeri Ocağında tabur. Orantı. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Ne büyük ne küçük, midi. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne uzun ne kısa, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer.

Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.

Fabrika : İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

 

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Yerinde : Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda. İyi, yeterli.

Revaçta : Gözde, tutulan, rağbet edilen. İlgili cümle: "“Geniş pencereli, manzaralı salonlar revaçta.”" R. H. Karay.

Revaçta olmak : değerli, üstün veya geçerli olmak. İlgili cümle: "“Sakal ve bıyığın revaçta olduğu bir dönemden geçmedik değil!”" H. Taner.

Revaklı avlu : (Mimarlık) Çevresi revaklı avlu.

Revaklı bahçe : (Mimarlık) Manastırların ortasında çevresi revaklı, üstü açık bahçe. a. bk. revaklı avlu, revak, atriyum.

Revan olmak : yola çıkmak.

Diğer dillerde Reva anlamı nedir?

İngilizce'de Reva ne demek? : [REVA] v. dream, have thoughts and visions while sleeping

Almanca'da Reva : ungebracht, am Platze