Right of defence türkçesi Right of defence nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Müdafaa hakkı.
  • Savunma hakkı.

Right of defence ingilizcede ne demek, Right of defence nerede nasıl kullanılır?

Right : Sağda. Yolunda. Düzgün. Derleyip toplamak. Doğrudan doğruya. Telafi etmek. Çeki düzen vermek. Düzelmek. Sağdan. Hak.

Of : Hakkında. -dan. -in. -nin. In. -li. -den övünerek bahsetmek. Nin. Li. Den.

Defence : Koruma. Doğrulama. Savu. Vikaye. Sanık. Himaye. Defans oyuncusu. Saldırıya karşı koyma hareketi. Yanıt dilekçesi. Korunma.

Right of action : Dava hakkı.

Right of anteriority : Herhangi bir markanın, daha eski tarihten başlayarak kullanılmasıyla doğan hak. Öndenlik hakkı.

Right of dividend : Hissesenedi sahiplerinin şirket etkinliklerinden doğan karın yasada öngörülen ölçütler çerçevesinde belli bir kısmını alma hakkı. Kar payı hakkı.

Right of audience : Konuşma hakkı (mahkemede). Söz hakkı (mahkemede). Savunma hakkı.

Right of copying : Basım hakkı. Bir yapıtın basımı konusunda tanınan, yasadan doğan hak.

Right of asylum : İltica hakkı. Melce hakkı. Sığınma hakkı.

Right of demand : Yapıt iyesine verilmesi kararlaştırılan bedelin ya da çoğaltılmış sayıların istenmesi. İstem hakkı.

İngilizce Right of defence Türkçe anlamı, Right of defence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Right of defence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accused : Suçlu. Zanlı. Sanık. Müttehem. İtham edilen. Maznun. Suçlanan.

Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Ağırlaştırıcı nedenler.

Act of witness : Tanıklık.

Abstention : İmtina. Çekimserlik. Çekinme. Sakınma. Çekimser oy. Çekimser kalma. Vazgeçmek. Uzak durma. Kaçınma.

Administration of justice : Adliye. Yargı idaresi. Adalet yönetimi. Kaza uygulamaları. Yargı.

Abetment : (suça) yardımda bolunmak. Yardakçılık etme. Suça teşvik. Kışkırtma. Tahrik etme. Suça katılma. Azmettirme. Cesaretlendirme. Yardımda bulunma.

Absente : Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası. Yitimli.

Abduction : (kas) dışarı çekme. Zorla kaçırma. Uğrulama. Kaçırma (bir kimseyi). Adam kaçırma. Kız kaçırma. Abdüksiyon. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Kaçırma.

Right of audience : Konuşma hakkı (mahkemede). Söz hakkı (mahkemede).

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Right of defence synonyms : acts contra bonos mores, administer an oath, american law of corporation, allegation, administrative districts, abstainer, annulment.