Rumen fluke türkçesi Rumen fluke nedir

  • İşkembe kelebeği.
  • Paramphistomidae ailesinde bulunan, erişkinleri ortalama 3-12 mm. uzunluğunda, açık kırmızı renkli ve kesitlerinde yuvarlak, ön taraflarında ağız çekmeni, arka nihayetlerinde ise karın çekmeni bulunan, yumurtaları gri renkte ve fasciola yumurtalarından biraz büyük, genç formları geviş getiren hayvanların onikiparmak bağırsağında, erişkinleri ise rumen ve retikulum mukozasında bulunan ara konakları planorbis, bulinus, anisus ve stagnicola soylarına bağlı su salyangozları olan digenetik trematod cinsi, paramphistomum, rumen kelebeği.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Rumen kelebeği.

Rumen fluke ingilizcede ne demek, Rumen fluke nerede nasıl kullanılır?

Rumen : Gevişgetiren hayvanların ilk mide bölümü. Geviş getiren hayvanlarda yemlerin mikrobiyal fermantasyona uğradığı ve selüloz sindiriminin gerçekleştiği midenin en büyük bölümü, birinci mide, rumen. İşkembe. Birinci mide.

Fluke : Beklenmedik talih. Dil balığı. Yassı balık. Ok damağı. Bal. Kelebek. Kararsız. Şans eseri. Zıpkın ucu. Balina kuyruğu.

Rumen fistula : Naylon kese sindirim denemelerinin uygulanması amacıyla işkembeye açılan 4-5 santimetre çapında delik. Rumen fistülü. İşkembe fistülü.

Rumen fluid : Rumen sıvısı. İşkembe sıvısı.

 

Rumen fluid examination : Sindirim bozukluklarının klinik olarak tanı ve ayırıcı tanıları için işkembe içeriğinin renk, kıvam, koku, ph değeri, sedimentasyon-flotasyon, infüsoriya miktarı ve bakteri miktarları, ayrıca selüloz sindirim deneyi, glikoz fermantasyonu, nitrit redüksiyonu, uçucu yağ asitleri vb. açıdan muayenelerinin yapılması, rumen içeriği muayenesi. Rumen içeriği muayenesi. İşkembe içeriği muayenesi.

Rumen motility : Ön midelerden işkembenin hareketleri. beş dakikada 8-12 hareket yapar, rumen hareketi. Rumen hareketi. İşkembe hareketi.

İngilizce Rumen fluke Türkçe anlamı, Rumen fluke eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rumen fluke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

 

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Rumen fluke synonyms : ruminal fluke, abamectin, a c deformity, a amplitude mod, abdominal pain, abdominal distention, a crochordon, abdomen.