Rumi nedir, Rumi ne demek

Rumi; bir tarih terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Anadolu Selçuklularının üsluplaştırdıkları filiz, yaprak ve hayvan motiflerinden oluşmuş dolaşık süsleme
  • Bizans İmparatorluğu'na ve bu imparatorluğun egemenliği altındaki kimselere ilişkin.
  • Anadolu ile ilgili, Anadolu'ya bağlı, Anadolu'da yaşayan.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Süsleme) Anadolu Selçuklularının üslûplaştırdıkları filiz, yaprak ve hayvan örgelerinden meydana gelmiş dolaşık süsleme.

Rumi hakkında bilgiler

Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî (Farsça: مولانا جلال الدين رومي/Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî; 30 Eylül 1207, Belh - 17 Aralık 1273, Konya), şâir düşünce adamı ve mutasavvıf. Tasavvufta Mevlevî yolunun öncüsüdür. Mevlana portresini ve Mevlana Türbesini ilk defa yaptıran Prenses Gürcü Hatun ile yakın dosttur. Bilinen tek Mevlânâ portresinin ve Mevlânâ türbelerinin ortaya çıkışı bu şekilde olmuştur.

Mevlânâ 30 Eylül 1207 tarihinde Horasan'ın Belh yöresinde, bugün Tacikistan sınırları içinde kalan Vahş kasabasında doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmşahlar hanedanından Türk Prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan'dır.

 

Babası, "alimlerin sultânı" unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî'dir. Babasına Sultânü'l-Ulemâ unvanının verilmesini kaynaklar Türk gelenekleri ile açıklamaktadır. Etnik kökeni tartışmalı olup; Fars, Tacik veya Türk olduğu yönünde görüşler mevcuttur.

Mevlânâ, dönemin İslâm kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Alîmlerin Sultânı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled'in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya'ya gelen Seyyid Burhaneddin'in mânevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl ona hizmet etmiştir. 1273 yılında vefat etmiştir.

Rumi ile ilgili Cümleler

  • Rumi ilk kız çocuğudur.
  • Sen Rumi'nin Mesnevi'sini okumalısın.
  • ''Nehir gibidir insan,sadece yüzeysel bilinir; derinliklerinde ne saklar, ne fırtınalar kopar söylemez. Sadece sessizce akar, gider.'' Mevlânâ Celâleddîn-î Belhî Rûmî
  • Rumi'nin Mesnevi'sini okumalısın.
  • Muhammed Celâleddin-i Rûmî'nin Mesnevi'sini okumalısın.
  • Rumiko, bu hafta sonu, benimle dışarı çıkmak ister misiniz?

Rumi kısaca anlamı, tanımı:

Altın : Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli.

Rumi takvim : Osmanlı Devleti'nde 1678'den sonra maliye işlemlerinde kullanılan miladi takvimden on üç gün geri olan bir güneş takvimi.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

 

Selçuklu : Konya iline bağlı ilçelerden biri. Bu soydan olan kimse. XI. yüzyılda Orta Asya'da devlet ve imparatorluk kuran, çoğunluğunu Oğuzların oluşturduğu bir soy. Bu soyun kurduğu, XI. yüzyıldan XIII. yüzyılın sonuna kadar egemen olmuş bir Türk devleti.

Üslup : Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil.

Filiz : Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Motif : Kendi başlarına konuya özellik kazandıran ögelerin her biri. Bestenin bir parçasına çeşitli yönlerden birlik sağlayan belirleyici küçük birim. Yan yana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan ögelerden her biri.

Celal : Büyüklük, ululuk. Öfke, kızgınlık.

Rumi altın : II. Sultan Mehmet zamanında basılmış altın paranın adı.

Rumi kese : 500 kuruş değerinde para ölçeği.

Rumi tarih : [Bakınız: akçalı yıl]

Rumilinlü : Rumelili.

Ruminal : İşkembeye ait olan.

Ruminal laktik asidozis : Karbonhidratlardan zengin gıdaların fazla miktarda alınmasıyla işkembe sıvısında laktik asit miktarının artması sonucu oluşan, şiddetli toksemi, dehidrasyon, işkembe stazı, hâlsizlik, yerden kalkamama ve yüksek ölüm oranıyla belirgin kimyasal işkembe yangısı.

Ruminant : Geviş getiren.

Ruminant olmayanlar : Tek mideliler.

Ruminare : bk. ruminasyon.

Ruminasyon : [Bakınız: geviş getirme] Geviş getirme.

Diğer dillerde Rumi anlamı nedir?

İngilizce'de Rumi ne demek? : [Rumi] n. Mawlana, Jalal ud-din Rumi, Mawlana Jalaluddin Rumi, Jalal al-Din Muhammad Rumi (1207-1273), Persian Sufi and one of the greatest spiritual poet, theologian and teacher of Sufism