Üslup nedir, Üslup ne demek

Üslup; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz.
  • Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil
  • Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

"Üslup" ile ilgili cümle

  • "Dili, üslubu, istiareleri, hayalleri herkesinkinden ayrı olan bu eserin mevzusunu bile başkalarınınkine benzetmedi." - A. H. Çelebi
  • "Bu üslup, ruhumun yazıma akseden hâletini gösteriyor." - R. H. Karay
  • "Akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir." - A. Ş. Hisar

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Resim, Heykel, Mimarlık) (Lat. stylum, stilus = yazı kalemi sapı) Bir sanatçıya ya da bir çağa özgü teknik, renk, kompozisyon ya da biçimlendirme yolu. a. bk. klasik, barok.

Edebi terim anlamı:

Bir sanatçının, bir sanat türünün veya bir sanat devrinin özel tarzı. (BAYAĞI ÜSLÛP, Style bas ou routier; ÇOCUKSU ÜS., S. mièvre; ÖZENSİZ ÜS., S. négligé; SÜSLÜ ÜS., S. orné; YALIN ÜS., S. simple; YÜCE ÜS., Style sublime; YÜKSEK ÜS., S. élevé; ZENGİN ÜS., S. abondant).

Her yazarın, her sözenin (hatîbin) fikrini, duygularını anlatmak için kullandığı özel anlatış tarzı.

 

İngilizce'de Üslup ne demek? Üslup ingilizcesi nedir?:

style

Fransızca'da Üslup ne demek?:

style

Üslup hakkında bilgiler

Üslûp; sanatçının özel yapış yolu, yazarın duyuş, düşünüş ayrılığı; cümlelerin uzunluğu, kısalığı; kelimeleri seçişi, yazısının âhengindeki ayrılıklardır. Üslûp için; ifade tarzı, usul, yol da denilebilir. Sanat eserlerinde, insanın düşünüşlerine, duygularına, hayallerine, heyecanlarına verdiği biçim Üslûp'tur.

Gerçekler karşısında bulunan bir sanatçının gerçekleri kavrayışından ve anlatımından ortaya çıkan üslup, sanatın da kendisi sayılır. Sanatçı üslûbu derecesinde kişiliğini kazanır. Bir yazarın üslûbu, kullandığı sözcüklere göre isim üslûbu, sıfat üslûbu, fiil üslûbu adını alabilir.

Üslup kısaca anlamı, tanımı:

Yapış : Yapma işi.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Tarz : Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi. Biçim, yol. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept. Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr.

Sanatçı : Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse. Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist.

 

Duyuş : Seziş. Duyma işi.

Süslü üslup : Türlü edebî sanatlarla süslenmiş üslup.

Yalın üslup : Uzatmalardan, parlak hayalî buluşlardan, süslü benzetmelerden, istiarelerden uzak üslup.

Telgraf üslubu : Kısa ve özlü anlatım.

Üslupçu : Üslubu beğenilen yazar.

Üsluplaştırma : Üsluplaştırmak işi.

Üslupsuzluk : Üslupsuz olma durumu.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Deyiş : Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup. Deme, söyleme işi. Halk şiiri, halk türküsü. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet.

Teknik : Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama. Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin. Yol, beceri, yöntem. Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi.

Renk : Nitelik. Çeşitlilik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Biçimlendirme : Biçimlendirmek işi, şekillendirme.

Söyleyiş : Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz. Söyleme işi.

Yazar : Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif. Yazma özelliği olan. Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir.

Üslup bilimi : Azerbaycan Türkçesi: üslubiyyat; Türkmen Türkçesi: stilistika; Gagauz Türkçesi: stilistika; Özbek Türkçesi: uslubşunóslik ~ stilistika; Uygur Türkçesi: stilistika; Tatar Türkçesi: stilistika; Başkurt Türkçesi: stilistika;Kmk: stilistika; Krç.-Malk.: stilistika; Nogay Türkçesi: stilistika; Kazak Türkçesi: stilistika; Kırgız Türkçesi: stilistika; Alt:: stilistika; Hakas Türkçesi: stilistika; Tuva Türkçesi: stilistika; Rusça: stilistika Şahısların, özellikle sanatçıların dili kullanış biçimlerini incelemeye yönelik edebiyatla yakın ilgisi olan inceleme alanı.

Üslupçuluk : Üsluba gösterilen aşırı özen.

Üsluplaştırmak : Doğal biçimlerin görünüş özelliklerini yitirmeden yalınlaştırılması ile motif oluşturmak.

Üsluplu : Üslubu olan. İlgili cümle: "“On dokuzuncu asırda aşk, ömrünü üsluplu salonlarda geçirir oldu.”" F. R. Atay.

Üslupsuz : Üslubu olmayan. İlgili cümle: "“Arpa ambarlarını andıran üslupsuz kiliseler, başları düşük zayıf semerli beygirler.”" Ö. Seyfettin.

Üslupta zenginlik : (Söz sanatı terimi) Fikirlerin, duyguların, hayallerin inceliklerini anlatmak için bulunan uygun kelime ve deyimlerin bolluğu.

Diğer dillerde Üslup anlamı nedir?

İngilizce'de Üslup ne demek? : n. fashion, genre, strong language, mode, touch, wording

Fransızca'da Üslup : style [le], faire [le], manière [la]

Almanca'da Üslup : n. Manier, Stil

Rusça'da Üslup : n. стиль (M), слог (M), кисть (F), манера (F)