Sönmemiş kireç nedir, Sönmemiş kireç ne demek

Sönmemiş kireç; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Kireçtaşının ısıl bozunmasıyla elde edilen, kimyasal yapısında en çok CaO ve biraz da MgO ile başka toprak alkali metallerin oksitleri bulunan özdek. (Çoklukla yapı gereci olarak kullanılır.).

Sönmemiş kireç tanımı, anlamı

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

Sönme : Sönmek işi.

Toprak alkali metaller : Öğeler Dizgesi'nin 11 A kümesini oluşturan ve bileşiklerinde + 2 değerlikli olan metaller.

Alkali metaller : Oksitlenmelerini sodyum, lityum, potasyum, rubidyum, sezyum elementlerinin sağladığı metaller.

Alkali metal : Alkali özelliği gösteren, lityum, sodyum, potasyum, rübidyum ve sezyum metallerinin ortak adı.

Kireçtaşı : Ana bileşimi kalsiyum karbonat olan, oluşum biçimine göre pek çok türü bulunan ve yeryüzünde çok yaygın olan tortul kayaç. Doğal kalsiyum karbonat. Temel maddesi kalsiyum karbonat olan, yapılarda, metalürji ve gübrelerde kullanılan bir madde. Özellikle, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. Bitlis şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Çoklukla : Genellikle.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Bozunma : Bozunmak işi. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Alkali : Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.

Çokluk : Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.

Topra : Torba.

Çoklu : İçinde birden çok işlev barındıran. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ya da n ikilden (ya da İkili öğeden) oluşan veri birimi. Bir birim olarak işlem gören, genellikle sözcükten daha kısa, ikili damga dizgisi, bk. ikili II, üçlü, dörtlü, beşli, altılı, yedili, sekizli. Çok yanaşık çizgilerden oluşan izge çizgisi. Birden fazla unsurdan oluşan, birçok kısımlar gösteren. Birden fazla organı etkileyen, değişik organlarda aynı anda oluşan. Çok şeyi olan, zengin.

 

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Oksit : Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

Diğer dillerde Sönmemiş kireç anlamı nedir?

İngilizce'de Sönmemiş kireç ne demek ? : quicklime, caustic lime, unsklaked lime