Sürşarj nedir, Sürşarj ne demek

Sürşarj; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir sayının, kelimenin yerine geçmek için üzerine başka bir sayı veya kelime basma işi

"Sürşarj" ile ilgili cümleler

  • "Çoğu kez pullara sürşarj yapılır."

Sürşarj hakkında bilgiler

Sürşarj (ing. surcharge) bir posta pulunun üzerine ikincil bir baskı işlemi yapılarak pulun üzerinde basılı bulunan değerin değiştirilmesidir. İhtiyaç olan belirli bir değerdeki pulun bulunmasındaki zorluk nedeni ile yapılabileceği gibi stokta kalmış pulların kullanıma sokulabilmesi amacı ile de yapılabilir. Genel olarak yüksek değerdeki pulun daha düşük değer ile sürşarjlanması şeklinde kullanılır. Tersine uygulamalarda kolaylıkla bulunan düşük değerdeki pul yüksek değer ile sürşarjlandığında, kalpazanların sahte sürşarjlar yaparak posta idaresini ve halkı dolandırdığı görülmüştür.

Sürşarj tanımı, anlamı:

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Geçmek : Okulda, sınavda başarı göstermek. Üstünlük sağlamak. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Bırakmak, vazgeçmek. Sönmek. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Bir yerden başka bir yere gitmek. Yazılmak, girmek. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Harcamak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Geride bırakmak, aşmak. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Kalmak, devrolmak. Etki yapmak, işlemek. Bir yere gidip oturmak. Yaşamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Kabul edilemez olmak. Birinden meşk etmek. Yerini bırakıp başka yer almak. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Çekiştirmek, yermek. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Görev almak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

 

Basma : Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. Gübre, tezek. Bu kumaştan yapılan. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Basmak işi. Basılmış, matbu. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun.

Posta : Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya. Takım, kol. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü.

 

İkincil : Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder.

Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Bası sayısı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.

Diğer dillerde Sürşarj anlamı nedir?

İngilizce'de Sürşarj ne demek? : n. surcharge