Süryani nedir, Süryani ne demek

Süryani; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse

Süryani hakkında bilgiler

Süryaniler, ataları Asurlulardan gelen ve dünya genelinde dağınık olarak yaşayan Hıristiyan halk.

Süryani ismi Hristiyanlığı kabul etmiş Asurlular olarakta bilinir.

M.S. 37 - 43 yılları arasında elçilerin lideri Mor Petrus tarafından Antakya’da kurulmuş ve kısa zamanda bütün Orta Doğu'ya bu inancı müjdelemiştir. Kilisenin ve bazı mensuplarının kullandığı dil İsa’nın da konuştuğu Süryanice (Aramice)’dir. Kilise patriklik merkezini birçok kez değiştirmek zorunda kalmıştır. Patriklik merkezi 1963 yılından beri Suriye’nin başkenti Şam’da bulunmaktadır. İlk patrik olan Mor Petrus’tan günümüze 122 patriğin başkanlık ettiği kilisenin şu andaki patriği 123. patrik olan Moran Mor İğnatiyos Efrem II'dir.

Günümüzde dünyada 20 milyonu aşkın Süryani bulunmaktadır.(Süryani Ortodokslar, Süryani Katolikler, Maruniler, Melkitler (Melkit Katolikler), Syro-Malabarlar vb.). 3,5 milyonu Hindistan’da olmak üzere yaklaşık 5,5 milyon Süryani Ortodoks'un dini liderliğini Patrik Moran Mor İğnatiyos I. Zekka Iwas ve ona bağlı olan Hindistan’da bulunan Doğu Mafiryanı Mor Baseliyos I. Toma ve 40 metropolit yapmaktadır.

 

Süryani kısaca anlamı, tanımı:

Hristiyan : Hz. İsa'nın dininden olan kimse, İsevi, Nasrani.

Süryanice : Bu dille yazılmış olan. Süryani dili.

Sami : Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.

Bölüm : Çağ, devir. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.

Toplu : Topu olan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Bir arada, bütün, kombine.

Topluluk : Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Sanatçı grubu. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Vücudun dolgun olma durumu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Herkes. Dış, çevre, ortam. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.