Sıcak para nedir, Sıcak para ne demek

Sıcak para; bir ekonomi terimidir.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde gelen ve kısa vadeli sermaye hareketlerine konu olan para.

Arakazanç ticareti yapmak amacıyla çok hızlı ve ani olarak hareket eden, gittiği ülkedeki iktisadi ve siyasi gelişmelere duyarlı olan ve bu nedenle o ülkede istikrarsızlığa yol açabilen ve tam olarak izlenemeyen para. zıt anlamlısı soğuk para

İngilizce'de Sıcak para ne demek? Sıcak para ingilizcesi nedir?:

hot money

Sıcak para hakkında bilgiler

Sıcak paranın “iktisat yazınında genel kabul gören kesin bir tanımı olmamasına rağmen, “spekülatif”, “kısa-dönemci” ve “aşırı dalgalanma ve akışkanlık “ gibi unsurlar içerdiği; ve yol açtığı iktisadi istikrarsızlıkların da özü itibariyle bu öğelerden kaynaklandığı bilinmektedir” (Yeldan, 1998: 156).

Sıcak para anlamı, kısaca tanımı:

Para : Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç.

Sıcak : Hamam. Dostça olan, sevgi dolu. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Sıcak yer.

 

Piyasa : Ortalık. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan.

Nakit : Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit. Para, akçe.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir yere alınma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Dönem : Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

Dalgalanma : Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Dalgalanmak işi. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık.

Yeni : Tanınmayan, bilinmeyen. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan. Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. Biraz önce, çok zaman geçmeden. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. En son edinilen. İşe henüz başlamış.

Giren : Hafif bulutlu, sisli hava.