Sıdalak nedir, Sıdalak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Koyun kuzularken dişilik organından gelen yapışkan su.
1.Ağustos ayında yetişen, çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm. 2.Olgunlaşmaya başlayan, yumuşayan meyve.
Şişman.
Sıdalak anlamı, kısaca tanımı
Sıdal : Güç, kuvvet, dayanıklılık. Olgunlaşmaya, erginleşmeye başlayan. Öfkeli, sinirli.
Dişilik organı : Dişinin çiftleşme organı, am.
Çavuş üzümü : Kabuğu ince, çekirdeği ufak, iri taneli bir tür beyaz üzüm.
Yapışkan : Yapışma özelliği olan. Yapıştırıcı. Gitmek bilmeyen.
Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Ak üzüm : Sık taneli, büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm.
Dişilik : Dişi cinsten olma durumu. Cinselliğin özelliklerini ön plana çıkarma ve bundan yararlanma durumu. Kadına özgü olma durumu.
Şişman : Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham.
Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.
Yapış : Yapma işi.
Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.
Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.
Yetiş : Amacına ulaş, isteğine kavuş anlamında kullanılan bir isim..
Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Dişil : Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Diğer dillerde Sıçrıyan sıçan anlamı nedir?
İngilizce'de Sıçrıyan sıçan ne demek ? : eastern jumping mouse


Bu kısımda Sıdalak nedir? Sıdalak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıdalak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıdalak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.