Sadaka nedir, Sadaka ne demek

Sadaka; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sadaka" ile ilgili cümle

  • "Sen bana niye söylemedin? Sadaka verirdik, adak adardık." - M. Ş. Esendal

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Erzurum ili, Pazaryolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Sadaka hakkında bilgiler

Sadaka, Arap müelliflerine göre, ş-d-k kökünden iştikak eder ve doğruyu söylemek manasına gelir. Bir müslümanın sadaka vermesi onun dininin doğruluğunu gösterir. Bu kelime ise, İbranice şedâkâ kelimesinin, ancak Arap harfleri ile yazılmış şekli olup, aslında hulus manasını ifade eder; lâkin mürailerce (fârisi, pharis) dindar İsraillilerin esas vazifeleri, yani sadaka vermeleri için kullanılmıştır ki, bu mefhum kelimenin daha İslam'ın zuhurunda meydana gelen ve sonraları da muhafaza edilen manasını teşkil etmektedir. Buna göre, kelimenin asıl manası insanın kendi ihtiyarı veya arzusu ile verdiği sadaka, hayırperverliktir.

Sadaka, Kur'an'da çeşitli yerlerde bu manada kullanılmıştır. İslam'ın emirlerine göre sadaka, gösteriş için verilmemiş olmak şartı ile açıkça verilebilir. Fakat sadakanın gizli olarak verilmesi tercih olunur.

Sadaka ile ilgili Cümleler

 
  • Sana karşı dürüst olmak gerekirse, Mustafa sadakatsiz bir kocadır.
  • Sadakat bir erdemdir.
  • Onun sadakatsizliğini asla affetmedi ve her fırsatta bunu onun başına kaktı.
  • Evlilik ömür boyu sadakattir.
  • Sadaka istemiyorum.
  • O benim hâlâ sadakatsiz olduğumu düşünüyor.
  • Sadakatınızı takdir ediyoruz.
  • Neredeyse her gün sadaka veririm.
  • Sadakatını sorguluyorum.
  • Sadaka önemli bir sevaptır.
  • Sadakatsiz değildim.
  • Biri fakirlere sadaka vermeli.
  • Beş eşinden üçü sadakatsizdi.

Sadaka tanımı, anlamı:

Sadaka taşı : Genellikle cami vb. yerlerde ihtiyaç sahiplerinin alabilmeleri için para vb.nin bırakıldığı özel yer.

Fıtır sadakası : Fitre.

Kulak sadakası : Duyulan ve öğrenilen bilgilerin bir bölümünün başkalarına aktarılması.

Sadak : İçine ok konulan torba veya kutu biçiminde kılıf.

Sadakat : Sağlam, güçlü dostluk. İçten bağlılık.

Sadakat göstermek : Bağlı kalmak.

Sadakatli : Dostluğu ve bağlılığı içten olan, sadık.

Sadakatlilik : Sadakatli olma durumu, sadıklık.

Sadakatsiz : Sadık olmayan.

Sadakatsizlik : Sadakatsiz olma durumu.

Sadakatsizlik göstermek : Sadakatsiz olduğunu ortaya koymak, açıklamak.

Verilmiş sadakası olmak : Büyük bir tehlike veya kaza atlatıldığında söylenen bir söz.

Dilenci : Israrlı bir biçimde ve arsızca bir şeyi isteyen kimse. Geçimini dilenerek sağlayan kimse.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.

 

Karşılık : Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Cevap, yanıt.

Arap : Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse. Fotoğrafın negatifi.

Müellif : Yazar.

İştikak : Yarılmış bir şeyin bir bölümünü alma. Türeme. Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı.

Karşılıksız : Karşılık verilmeyerek. Karşılık gerektirmeyen. Karşılığı olmayan.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Sadakalar : Kahramanmaraş ilinde, Pazarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Sadaka anlamı nedir?

İngilizce'de Sadaka ne demek? : [Sadaka] n. alms, charity, handout

Fransızca'da Sadaka : aumône [la], charité [la], obole [la]

Almanca'da Sadaka : n. Almosen

Rusça'da Sadaka : n. милостыня (F), подаяние (N), подачка (F)