Saksitoksin nedir, Saksitoksin ne demek
Saksitoksin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Deniz dinoflagellatlarında üretilen ve onları yiyen yumuşakçalardan izole edilen, sinir impulslarını tıkadığı için nörofizyoloji deneylerinde nörotoksin olarak kullanılan zehir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kabuklu deniz hayvanlarından dinoflagellatlar tarafından üretilen ve onları tüketen kabuklu su ürünlerinde bulunane sodyum kanallarını bloke ederek sinir iletilerini engelleyen son derece güçlü, tetrodoksine benzer yapılı bir sinir zehri. Kabuklu su ürünü zehirlenmesine sebep olur.
Saksitoksin kısaca anlamı, tanımı
Dinoflagellat : Dinoflagellida takımına bulunan protozoonlar
Nörofizyoloji : Sinir sisteminin fizyolojisi ile uğraşan bilim dalı.
Yumuşakçalar : Çoğu suda yaşayan, omurgasız, yumuşak olan vücutları kabuk denilen sert, kalkerli bir örtü ile kaplı hayvanlar dalı.
Su ürünleri : Denizlerde ve iç sularda bulunan bitkiler ve hayvanlar ile bunların yumurtaları.
Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.
Nörotoksin : Sinir sisteminin görevini bozan herhangi bir zehir. Sinir sistemi üzerinde zararlı etkisi olan zehirli maddeler.
Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Yumuşakça : Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan. (yumuşa'kça) Yumuşak bir biçimde. Biraz yumuşak.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
Kabuklu : Kabuğu olan.
Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
Sodyum : Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir element (simgesi Na).
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
İmpuls : Uyarma sonucu bir sinir teli boyunca meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişiklikler. (Lât.impulsus=itilmiş):Bazı dokular, özellikle sinir ve kas telleri ile iletilen ve çalışma ya da köstekleme (inhibisyon) olarak beliren değişiklik.
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.
Bloke : Kullanılması önlenmiş, el konulmuş.
Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
Diğer dillerde Saksitoksin anlamı nedir?
İngilizce'de Saksitoksin ne demek ? : saxitoxin

Bu kısımda Saksitoksin nedir? Saksitoksin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Saksitoksin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Saksitoksin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.