Salicylates türkçesi Salicylates nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Aspirin ve sodyum salisilattan oluşan steroit yapısında olmayan ve yalnızca ağız yoluyla kullanılan ağrı kesici, yangı giderici ateş düşürücü ve kan pulcuklarının kümeleşmesini engelleyerek pıhtılaşmayı azaltıcı etkiye sahip ilaçlar.
  • Salisilatlar.
  • Salisilat.

Salicylates ile ilgili cümleler

English: Salicylates come from salicylic acid and its derivatives.
Turkish: Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.

Salicylates ingilizcede ne demek, Salicylates nerede nasıl kullanılır?

Salicylate poisoning : Salisilatların fazla miktarda alınmasına bağlı olarak oluşan yüksek ateş, asidoz, dehidratasyon gibi belirtilerle ayırt edilen klinik tablo. Salisilat zehirlenmesi.

Bismuth salicylate : Bizmut salisilat. İnce bağırsaklarda prostaglandin üretimini baskılayarak genellikle ishal önleyici olarak kullanılan bir bizmut tuzu.

Methyl salicylate : Metil salisilat.

Salicylate : Salisilat.

Acetylsalicylate : Asetil salisilik asit esteri. Asetil salisilik asit tuzu.

Salicylism : Salisilat zehirlenmesi. Salisilizm. Salisilik asitin aşırı dozunun sebep olduğu durum (tıp veya medikal terimi).

Acetylsalicylic : Asetilsalisilik.

Salicylamide : Salisilamit. Salisilik asitin kristal amit formu. Salisilamid.

 

Salicylic : Salisiklik. Salisilik. Salisilata ait.

Salicylaldehyde : (kimya) erkeç sakalı ve benzer bitkilerden elde edilen yağlı bileşik (esasen parfüm ve endüstri uygulamalarında kullanılan). Salisilaldehid. Acı badem kokusuna sahip yağlı sıvı fenolik aldehit. Salisilaldehit.

İngilizce Salicylates Türkçe anlamı, Salicylates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salicylates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Salol : Aromatik beyaz kristalize bileşik (ilaçlarda ve koruyucu madde olarak kullanılan). Salol. (kimya) fenil salisilat.

 

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Acetylsalicylic acid : Asetil salisilik asid. Ağrıyı hafifletmek için kullanılan ilaç. Asetil salisilik asit. Analjezik ve antienflamatör özellikleri olan bir bileşik. aspirin. Asa. Aspirin. Antiinflematuar ve ateş düşürücü etkileri olan ilaç. Asetilsalisilik asit.

Salicylates synonyms : nsaid, empirin, phenyl salicylate, st. joseph, nonsteroidal anti inflammatory drug, nonsteroidal anti inflammatory, bayer, birch oil, sweet birch oil, salt, methyl salicylate, a c syndrom, a dna, abdominal pain, abdominal distention, a clay, abaxial, salicylate, aspirin, a band, a c deformity.