Savunmalı nedir, Savunmalı ne demek

Savunmalı; spor alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Savunmayı esas alarak kurulan (oyun düzeni), defansif

Savunmalı ile ilgili Cümleler

  • Silahsızlanmayı savunmalısın.
  • Ne pahasına olursa olsun özgürlüğümüzü savunmalıyız.
  • Biz haklarımızı savunmalıyız.

Savunmalı anlamı, kısaca tanımı

Savu : Yas, sağu. def’, defi (bk. kaçını)

Savun : “. “Karşı koy, kendini koru, müdafaa et” anlamında kullanılan bir isim. Şölen, ziyafet.”.

Savunma : Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.

Savunmalı oyun : Ayaktopunda özel olarak kurulan ve daha çok savunmaya önem veren bir oyun biçimi.

Savunmalık : Savunmaya yarar, tedafüi.

Oyun düzeni : Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. Oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama ve benzerleri öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. [Bakınız: mizansen].

Defansif : Savunmalı.

Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.

Defans : Savunma.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

 

Alara : Bir çeşit kilim, çul.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Düze : Doz.

Esas : Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi. Bir iş veya sözde doğru biçim.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

 

Defa : Kez, kere.

Diğer dillerde Savunmacı fiyatlandırma anlamı nedir?

İngilizce'de Savunmacı fiyatlandırma ne demek ? : defensive pricing