Sazlar nedir, Sazlar ne demek
Sazlar; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Bolu kenti, Mengen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Teknik terim anlamı:
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince kamış ve hasır otu gibi bitkiler.
Sazlar anlamı, kısaca tanımı
Elektronik sazlar : Elektrikten yararlanarak kullanılan çalgılar
Nefesli sazlar : Üflemeli sazlar.
Telli sazlar : Tellerine vurulduğunda veya tellere yay sürtüldüğünde oluşan titreşimler sayesinde ses çıkaran çalgılar, telli çalgılar.
Üflemeli sazlar : Üflenerek seslendirilen müzik araçları, üflemeli çalgılar, nefesli sazlar.
Vurmalı sazlar : Davul, zil, timbal, tef gibi vurularak çalınan çalgılar, vurmalı çalgılar, perküsyon.
Yaylı sazlar : Keman, kemençe, viyolonsel vb. yayla çalınan çalgılar, yaylı çalgılar.
Hasır otu : Hasır otugillerden, bataklıklarda yetişen düz, ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya, hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz, su kamışı, kofa, kiliz (Typha).
Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.
Bataklı : Bataklığı olan (yer).
Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Mengen : Bolu iline bağlı ilçelerden biri.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Nahiye : Bucak. Bölge.
Kıyıl : Kaçma, kurtulma : Sen bu işte bir kıyıl yolağı bulursun.
Kamış : Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Hasır : Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü. Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden yapılan.
Batak : Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
Yetiş : Amacına ulaş, isteğine kavuş anlamında kullanılan bir isim..
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Diğer dillerde Sazanların ilkbahar viremisi anlamı nedir?
İngilizce'de Sazanların ilkbahar viremisi ne demek ? : spring viraemia of carp

Bu kısımda Sazlar nedir? Sazlar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sazlar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sazlar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.