Scandalous türkçesi Scandalous nedir

Scandalous ile ilgili cümleler

English: Hasan's messages were scandalous.
Turkish: Hasan'ın mesajları kepazeydi.

Scandalous ingilizcede ne demek, Scandalous nerede nasıl kullanılır?

Scandalously : Şaşırtıcı bir biçimde. Müstehcen ve iğrenç bir tarzda. Saldırganca. İftira atar bir tarzda. Rezalet bir şekilde.

Scandalousness : Utanç. Rezalet. Ahlaksızlık. Karalayıcı veya iftira olma durumu. Rezillik. Kepazelik. Skandalla kafasının meşgul olması durumu. Uygunsuzluk.

Scandal bearer : Dedikoducu kimse.

Scandal sheet : Dedikodu gazetesi.

Cause a scandal : Rezalet çıkarmak.

Talk scandal : Dedikodu yapmak. İleri geri konuşmak.

Scandalize : İftira etmek. Skandal yaratmak. Karalamak. Rezalet çıkararak birini utandırmak. Rezalet çıkararak (birini) utandırmak. Rezalet çıkarmak. Utandırmak. Mahçup etmek. Mahcup etmek.

Scandal : Dedikodu. Rezil. Skandal. Ayıp. Kovculuk. Kara çalma. Kepaze. İftira. Kepazelik. Rezalet.

Scandaliser : Dedikodu yayan kimse (ayrıca scandalizer). Skandallar yaratan kimse. Rezalete sebep olan kimse. Skandal yaratan kimse. Dedikodu yapan kimse.

Scandalization : Şok olma durumu. Ahlaksız veya saygısız bir hareket sebebiyle rezalete veya utanca sebep olma eylemi. Rezalet çıkarma.

 

İngilizce Scandalous Türkçe anlamı, Scandalous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scandalous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Atrocious : Acımasız. Çok kötü. Aşağılık. Berbat. Menfur. Adi. Felaket. Ayıplanacak. Zalim.

Blackguards : Hain. Sövüp saymak. Küfürbaz. Alçak herif. İt. Hergele. Terbiyesiz. Alçak. Küfretmek.

Awful : Müthiş. Çok kötü. Meret. Sunturlu. Rezalet. Oldukça büyük. Korkunç. Berbat. Kötü.

Shameless : Yalaka. Hayasız. Arlanmaz. Utanmaz. Yüzsüz. Terbiyesiz. Arsız. Edepsiz. Yırtık.

Crappier : Berbat. Boktan. Bombok.

Peddler : Çerçi. Belli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse. İşportacı. Bohçacı. Satıcı. Uyuşturucu satıcısı. Tablacı. Dağıtıcı.

Awfuller : Kötü. Çok kötü. Müthiş. Sunturlu. Korkunç. Meret. Berbat. Rezalet.

Black guard : Edepsiz. Alçak. Alçak kimse. Sövüp saymak. Küfretmek.

Shocking : Tiksindirici. Şaşılacak. Şok edici. Açık saçık. Frapan (renk). Şok etkisi yapan. Şaşırtıcı. Berbat. Çok kötü. İğrenç.

Viler : Değersiz. Berbat. Habis. Aşağı. İğrenç. Adi. Hasis. Aşağılık.

Scandalous synonyms : vile, backbiters, scandaling, spotter, discreditable, infamous, crappiest, newsmonger, pedlar, backbiter, crappie, smutting, babblers, abominable, immoral, pedlars, gossipmonger, vilest, babbler, quidnunc, denigratory, sorrier, derisory, libellous, disgraceful, gossiper, libelous, abject, gossipy, beastly, crappies, shameful, beneath contempt.

Scandalous zıt anlamlı kelimeler, Scandalous kelime anlamı

Moral : Ahlak dersi. Ahlak. Değer. Kıssadan hisse. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düstur. Ahlaki. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Manevi. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç.

 

Scandalous ingilizce tanımı, definition of Scandalous

Scandalous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Calling out condemnation. Giving offense to the conscience or moral feelings. Exciting reprobation.