Scoff türkçesi Scoff nedir

Scoff ile ilgili cümleler

English: The irreligious scoffed at the bishop's interpretation.
Turkish: Dinsiz, piskoposun yorumuyla alay etti.

English: She scoffed at my poem.
Turkish: O şiirimle alay etti.

English: They all scoffed.
Turkish: Onların hepsi alay etti.

English: Ali scoffed.
Turkish: Ali alay etti.

Scoff ingilizcede ne demek, Scoff nerede nasıl kullanılır?

Scoff at : Dudak bükmek. Alay etmek.

Scoff at an idea : Bir kavram veya fikri küçümseyerek alaya almak. Bir fikirle dalga geçmek.

Be the scoff and jest of : Alay ve küçük görülme objesi olmak. Dalga konusu olmak.

Scoffed : Maskara edilmiş. Alay edilmiş. Dudak bükmek. Oburca yemek. Dalga geçmek. Maskara etmek. Alay etmek. Dalga geçilmiş.

Scoffer : Aşağılayan kimse. Küçümseyen kimse. Yemeği aç gözlü bir şekilde yiyen kimse. Tıkınan kimse. Alaycı.

Scolded : Azarlamak. Haşlamak. Terslemek. Azar işitmiş. Fırça yemiş. Paylamak. Çıkışmak. Azarlanmış.

Scoffingly : Maskara edercesine. Alay ederek. Hapır hupur bir biçimde. Alay edercesine. Dalga geçercesine. Dudak bükercesine. Küçümseyerek.

Scobs : Metal atıkları. Eğe tozu. Metallarin atıkları.

 

Scofflaw : Alay ederek kanunu ihlal eden kimse. Küçümseyerek yasaları ihlal eden.

Scoffs : Gülmek. Hapır hupur yemek. Yemek. Alay etmek. Oburca yemek. Maskara etmek. Dudak bükmek. Dalga geçmek. Eğlenmek. Kıtıra almak.

İngilizce Scoff Türkçe anlamı, Scoff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scoff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gibes : Dokunaklı söz. İncitici söz. Dokunaklı söz söylemek. İncitici söz söylemek. Alay. Dokundurmak. Taş. Dalga geçme.

Bait : Oltaya ya da tuzağa yem koymak. Kandırmak. Taciz etmek. İstek uyandıran şey. Cezbetmek. Dikkati çeken şey. Rahatsız etmek. Kandırma. Kışkırtmak. Eziyet etmek.

Banter : Şaka. Sohbet. Takılmak (argo terim). Hafif konuşma. Alay. Takılma. Laklak. Şaka yapmak. Laklak etmek.

Bring into derision : Alaya almak.

Raven : Büyükkarga. Bir şeye aç olmak. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kargagiller (corvidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, tüyleri parlak kara renkte, mavi erguvani parlaklık gösteren, palearktik bölge ve kuzey amerika'da dağlık, fundalık yerlerde yaşayan bir tür. Karakarga. Hasret olmak. Kara karga. Yağmalamak. Kuzgun. Simsiyah.

Cod : Sazanlamak. Malın teslimi sırasında mal bedelinin nakit, kredi kartı veya çekle ödenmesi. Ürün veya eşyaların teslim alınması halinde alıcı tarafından yapılan nakit ödeme. Ödemeli. Bir m3 sudaki organik maddelerin asidik ortamda k2cr2o7 ile oksitlenmesi için tüketilen oksijen miktarı, cod, koi. Cod. Kimyasal oksijen ihtiyacı. Teslimatta ödemeli.

Pout : Kafasını şişiren balık. Mezgit türünden bir balık. Darılmak. Hafifçe dudak bükmek. Surat asmak. Somurtma. Surat asma. Surat etmek. Somurtmak.

 

Ignore : Yok saymak. Görmezden gelmek. Arka plana atmak. Boşlamak. Görmezlikten gelmek. Delil yetersizliğinden reddetmek. Bilmemezlikten gelmek. Önemsememek. Aldırmamak.

Jeer : Yuhalamak. Taş. İstihza. Alaylı kahkaha. Taş atmak. Alay.

Scoff synonyms : push aside, have a smile, sneers, gibing, disregard, fleering, be amused, laughs, brush aside, burlesquing, ravened, guzzled, gourmandise, flout, munch, amusing oneself, pouted, mock, ravens, chowing, laugh at, bite, abrades, chowed, ravening, dallies, lap, dismiss, disport, dining, razz, burlesqued, amuse oneself.

Scoff ingilizce tanımı, definition of Scoff

Scoff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Mockery. To assail scornfully. Ridicule. Derisive or mocking expression of scorn, contempt, or reproach. To mock at. To treat or address with derision. Often with at. Derision. To manifest contempt by derisive acts or language. To show insolent ridicule or mockery.