Seçici ışıyıcı nedir, Seçici ışıyıcı ne demek

Seçici ışıyıcı; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Aynı sıcaklıktaki bir kara cisimden ayrımlı izgesel erke dağılımı veren ışıyıcı.

Seçici ışıyıcı anlamı, kısaca tanımı

Işıyıcı : Işınım erkesi yayımlayan kaynak. bk. ısıl ışır, seçmez ışıyıcı, kara cisim, seçer ışıyıcı

Seçi : Seçme işi. Ayırma, seçme.

Seçici : Seçme işini yapan (kimse, kurul vb.).

Erke dağılımı : Sayıtım düzeneği kurallarına göre, belirli koşullarda hangi devinim kipinde ya da nicemsel erke düzeyinde, ne ölçüde erke bulunacağını gösteren ortalamalar. Işıyan akımmıknatıssal erkenin, dalga boylarına düşen tutarlarımı gösteren dağılım işlevi; bu dağılımı gösteren eğri.

Kara cisim : Doğrultuları ve dalga boyları ne olursa olsun, üzerine düşen bütün ışınımları yutan, böylece, belirli bir sıcaklıkta maksimum ışıyıcılık tayfsal yoğunluğunu veren ısıl-ışıyıcı cisim. Akkorluğa dek ısıtılınca sürekli bir görünür ışık izgesi veren kuramsal cisim. anlamdaş kara nesne. Üzerine düşen bütün ışığı hiç yansıtmadan olduğu gibi soğuran sanal cisim.

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

 

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

Ayrımlı : Ayrımı olan, aralarında ayrım bulunan, değişik, farklı.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Ayrım : Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

İzge : Çeşitlilik. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. Matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. Bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. (Zaman dizileri). İzgesel dağılım ve yoğunluk işlevlerinin çizgesel gösterimi. [Bakınız: izgesel yoğunluk işlevi]. E doğrusal uzayından kendisine tanımlı T doğrusal dönüşümü için, T nin çözen kümesinde olmayan bütün sayıların oluşturduğu küme. K oyutu üzerindeki E birimli cebirinin bir öğesi için tersinir değildir kümesi. [Bakınız: spektrum]. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (Görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). İnsan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol.

 

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Diğer dillerde Seçici ışıyıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Seçici ışıyıcı ne demek ? : selective radiator