Selvage türkçesi Selvage nedir

  • Kumaş kenarı.
  • Kenar.
  • Etek baskısı.

Selvage ingilizcede ne demek, Selvage nerede nasıl kullanılır?

Selvage edge : Kumaş kenarı.

Selvagee : Kenarı kumaş ile kaplanma.

Selvages : Kenar. Kumaş kenarı.

Selvedge : Yıpranmayacak veya yırtılmayacak şekilde yün kumaşın kenarı. Kumaş kenarı. Kenar. Sürgü geçmesi için deliği olan kilitin tabaka kenarı.

Selvedges : Yıpranmayacak veya yırtılmayacak şekilde yün kumaşın kenarı. Kumaş kenarı. Kenar. Sürgü geçmesi için deliği olan kilitin tabaka kenarı.

By themselves : Kendi başlarına. Kendikendilerine. Tek başlarına.

Selves : Öz. Şahsiyet. Çıkar. Kişilik. Zat. Özellik. Kendi. Şahsi çıkar. Özbenlik. Bencillik.

Between ourselves : Sadece senin ve benim bildiği (bir sır). Kimse duymasın. İkimizin arasında. Aramızda kalsın. Sadece ikimiz arasında. Sadece ikizimle ilgili. Yalnıza biz bilelim. Bizim aramızda. Gizli kalsın.

Among ourselves : Kendi aramızda.

Among themselves : Kendi aralarında. Onların arasında.

İngilizce Selvage Türkçe anlamı, Selvage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selvage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Selvedge : Sürgü geçmesi için deliği olan kilitin tabaka kenarı. Yıpranmayacak veya yırtılmayacak şekilde yün kumaşın kenarı.

 

Selvedges : Sürgü geçmesi için deliği olan kilitin tabaka kenarı. Yıpranmayacak veya yırtılmayacak şekilde yün kumaşın kenarı.

Bezel : Lamba çerçevesi. Façeta. Sivri uç. Çıkıntı. Değerli bir taş veya saat camını tutan kertik. Sunucu kapağı. Kaş. Yüzük kaşı. Bıçağın eğimli ağzı.

Flange : Kulak. Flanş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boruların eklenmesinde kullanılan, çember biçimli ortası delik metal parça. Ek tekeri. Yaka. Başlık. Flanj. Makara yanağı.

Brim : Ağzına kadar dolmak. Bardak ağzı. Ağzına kadar dolu olmak. Şapka kenarı. Taşma. Ağız. Dolmak. Siperlik. Silme dolu olmak.

Edge : Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Kenarlarını belirginleştirmek. Kenar çizgisi. Film kuşağının iki yanı. Keskinletmek. Yan yan ilerlemek. Kıyı. Keskin kenar. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yavaş yavaş ilerletmek.

Boundary : Limit. Sınır. Had. Çeper. Sinir. Hudut. Son. Ara hattı.

Borders : Sınır. Kenarlıklar. Hudut. Kenar süsü. Tarh. Kenarlık.

Brinks : Ağız (kaya, uçurum). Kenar (uçurum için). Eşik (felaket için). Ağız. Eşik. Kıyı.

Selvage synonyms : selvages, brims, selvage edge, extreme, brink, border, brows, fringe, brow, flanges, edging.

Selvage ingilizce tanımı, definition of Selvage

Selvage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The edge of cloth which is woven in such a manner as to prevent raveling.