Severe blow türkçesi Severe blow nedir

  • Ciddi vuruş veya çarpma.
  • Sert vuruş.
  • Ciddi darbe.

Severe blow ile ilgili cümleler

English: Losing the job she loved so much was a severe blow for Mary.
Turkish: Bu denli sevdiği işini kaybetmesi Meryem'e büyük bir darbe oldu.

Severe blow ingilizcede ne demek, Severe blow nerede nasıl kullanılır?

Severe : Ağır. Haşin. Gösterişsiz. Katı. Şiddetli. Çok sade. Sertlik. Kıran kırana. Şedit. Sert.

Blow : Yanmak. Kaçmak. Hava vermek. Kahretmek. Çiçeklenmek. Su fışkırtmak (balina). Körüklemek. Esmek. Uçurmak. Çarçur etmek (argo terim).

Severe accident : Ağır kaza.

Severe acute respiratory syndrome : Ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu. Guangdong'da (çin vilayeti) ortaya çıkan son derece bulaşıcı ve alışılmadık zatürree türü. Sars. Cidi akut solunum sendromu.

Severe anemia : Ağır anemi. Alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarında normale göre % 50’den fazla azalmanın olduğu anemi. Şiddetli anemi.

Severe beating : Ciddi dayak. Sert dayak. Ağır darbe.

İngilizce Severe blow Türkçe anlamı, Severe blow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Severe blow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bash : Şiddetle vurmak. Geçirmek. Eğlence. Sertçe vurmak. Deneme. Kuvvetle vurmak. Çarpmak. Hızla vurmak. Yumruk.

 

Welly : Gayret. İvmelenme (amerikan argosu). Bot. Şiddetli vuruş (amerikan argosu). Enerji. Direnç. Wellington çizmesi. Kuvvet. Dizlere kadar çıkan ve hemen diz altında kesilen su geçirmez bir yüksek çizme türü (genellikle çoğul olarak kullanılır: wellingtons {wellington botları}, welly olarak da yazılır).

Bashes : Geçirmek. Kuvvetle vurmak. İndirmek. Çarpmak. Hızla vurmak. Eğlence. Sertçe vurmak. Şiddetle vurmak. Deneme.

Wallop : Dövmek. Mahvetmek. Pataklamak. Bata çıka yürümek. Tepelemek. Sert vurmak. Çok kötü dövmek. Fokurdamak. Yenmek. Dayak.

Slugs : Kabuksuz sümüklüböcek. Birine okkalı bir yumruk atmak. Kesme kurşun. Tembel. Çok sert vurmak. Linotip baskı harf dizisi. Mıymıntı. İşlenmemiş metal parçası. Beysbol topuna kuvvetle vurmak.

Bashed : Geçirmek. Deneme. Şiddetle vurmak. Çarpmak. Eğlence. Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak. Sertçe vurmak. İndirmek.

Slug : Sahte jeton. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Linotip baskı harf dizisi. Bir yudum içki. Tembel. Sert vurmak. Mıymıntı. Kesme kurşun. Kabuksuz sümüklüböcek. Çok sert vurmak.