Severing türkçesi Severing nedir
Severing ile ilgili cümleler
English: You're persevering.
Turkish: Sen azmediyorsun.
English: I'm persevering.
Turkish: Ben azmediyorum.
English: Success is always on the side of the persevering.
Turkish: Başarı her zaman azimlinin tarafındadır.
English: We're persevering.
Turkish: Biz azmediyoruz.
Severing ingilizcede ne demek, Severing nerede nasıl kullanılır?
Dissevering : Ayırmak. Koparmak. Ayırma. Koparma.
Persevering : Sebat eden. Dirayetli. Direşken. Gayretli. Sebatlı. Sebatkar. Azmeden. Azmetme. Azimli.
Perseveringly : İnatla. Israrla. İnatçı bir şekilde. Sebat ederek.
Severin : Aktin monomerlerine bağlanan, 40000 molekül ağırlığında, başlık proteinlerinden biri. fragmin. Severin.
Severities : Güçlükler. Şiddet dereceleri. Zor şartlar.
Severity code : Önem kodu.
Severable : Kesip koparılabilir. Kesilebilir. Parçalanabilir. Ayrılabilir. Bölünebilir. Ayrılabilen. Bölünebilen.
Sever from : Ayırmak (bir şeyden).
Sever : Ayrılmak. Parçalanmak. Ayırmak. Yarmak. Koparmak. Kesmek. Taksim etmek. Tefrik etmek. İkiye ayrılmak. İlişkiyi kesmek.
Accident severity : Kaza yüzünden kaybedilen zamanın tümü. Kazaların şiddet ve önem derecesi. Kaza etkinliği. İşte kaza nedeniyle kaybedilen zamanın tümü. Kaza yüzünden yitirilen zamanın tümü. kazaların yeğinlik ve önem kertesi.
İngilizce Severing Türkçe anlamı, Severing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Severing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carve up : Bıçaklamak. Taksim etmek.
Apostatizes : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dönmek (din). Dinden dönmek.
Divide : Paylaşma, paylara ayırma. Paylaşmak. Taksim etmek. İkiye ayırmak. Bölünmek. Bölüştürmek. Bozuşmak. Araları açık olmak.
Assignment : Tahsis işlemi. Görev. Belirleme. Ev ödevi. Devretme. Görevlendirme. Ödev. Kararlaştırma. Bir bulguyu ya da markayı karşılıkla ya da karşılıksız olarak başkasına verme.
Fly off : Fırlamak. Aniden kopmak. Aceleyle çıkmak. Alelacele koşturmak. Acele ile gitmek. Kopmak (düğme). Aceleyle gitmek. Uçup gitmek.
Severance : Koparma. İlişki kesme. İlişkiyi kesme. İlişiğini kesme. Tefrik. Kesme. Ayrılma. İşten çıkarma. Kesilme.
Allocation : Özgüleme. Bir işin yapılması için ayrılan para. Pay. Tahsis etme. Ödenek ayırma. Ortaklara paylarının verilmesi, dağıtma, ayırma giderlerinin üleştirilmesi. Bölüştürme. Paylaştırma. Dağıtma. Tahsis.
Assuage : Bastırmak. Hafifletmek. Azaltmak. Yatıştırmak. Tatmin etmek. Dindirmek.
Break out : Kaçmak. Firar etmek. İsyan çıkmak. Patırtı kopmak. Başlamak (savaş veya yangın). Patlak vermek. Çıkmak. Patlamak. Fırtına kopmak.
Severing synonyms : allocate to, combout, abstractions, dag, detaching, abstract, blow the whistle on, give way, break, allocate, be off, abridges, cutting off, disaffiliated, abandon, allotting, compartmentation, disrupts, apportions, disaffiliate, breaking up, clove, breaks, detaches, ruptures, dags, disrupted, appropriate, part, break up, allot, breakdown, assortments.

Bu kısımda Severing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Severing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Severing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Severing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.