Shoot down türkçesi Shoot down nedir

  • Yıkmak (ümit).
  • Boşa çıkarmak.
  • Silahla vurup düşürmek.
  • Ateş edip düşürmek.
  • Vurup düşürmek.
  • Uçağa ateş edip düşürmek.

Shoot down ingilizcede ne demek, Shoot down nerede nasıl kullanılır?

Shoot : Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Ateş etmek. Çevirmek. Şiddetli akıntı. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı). Oynamak (misket veya bilardo). Sürgün vermek. Avlak. Vuruş. Fotoğraf çekmek.

Down : Yere yıkmak. Düşürmek. Yıkmak. Beri. Aşağısında. Aşağıya doğru. Aşağısına doğru. Çökmek. Bozuk. Boyunca.

Shoot a basket : Basket atmak.

Shoot a film : Film çevirmek. Film çekmek.

Shoot a glance : Göz atmak. Göz gezdirmek.

Shoot a line : Methetmek. Atıp tutmak. Cart curt ötmek. Kendini övmek. Bol keseden atmak. Gösteriş yapmak. Boş keseden sallamak. Böbürlenmek. Desteksiz sallamak. Caka satmak.

İngilizce Shoot down Türkçe anlamı, Shoot down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoot down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defeating : Yenmek. Aşmak. Devirmek. Yenme. İptal ettirmek. Engellemek.

Disconfirm : (bir hipotezin) yanlış olduğunu göstermek. Yanlış olduğunu göstermek. Yanlış olduğunu ispatlamak.

Disappoint : Üzmek. Ümidini boşa çıkarmak. Hayal kırıklığı yaşatmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Altüst etmek. Yüzünü kara çıkarmak. Düş kırıklığına uğratmak. Umudunu kırmak. Bozmak.

 

Baffles : Bozmak. Şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Zor gelmek. Önlemek. Engel olmak.

Blights : Mantar. Kötü izlenim bırakmak. Çürümek. Felaket. Kırmak (umut). Suya düşürmek. Küf. Mahvetmek. Karmaşa. Kurutmak.

Blighted : Kötü izlenim bırakmak. Çürütülmüş (bitki). Yanık. Kırmak (umut). Çürümüş (bitki). Suya düşürmek.

Frustrates : Önlemek. Engel olmak. Engellemek. İşini bozmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Yıldırmak. Kösteklemek. Ket vurmak. Sinirlerini bozmak. Set çekmek.

Defeat : Suya düşürmek. İptal ettirmek. Devirmek. Aşmak. Yenilgi. Yenilgiye uğratma. Bozgun. Mat etmek. Engellemek.

Frustrate : Sinirlerini bozmak. Engel olmak. Düş kırıklığına uğratmak. İşini bozmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Engellemek. Hüsrana uğratmak. Ket vurmak. Bozmak.

Send somebody flying : Deli etmek. Yere sermek.

Shoot down synonyms : cancels, baffle, cancel, shooting down, defeats, blight, gun down, disappoints, blighting.