Shops türkçesi Shops nedir

Shops ile ilgili cümleler

English: I found all the shops closed by that time.
Turkish: O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.

English: Are the shops open today?
Turkish: Dükkanlar bugün açık mı?

English: I went to many shops to look for the book.
Turkish: Kitabı bulmaya çalışmak için birçok dükkana gittim.

English: Are the shops open on Saturday?
Turkish: Dükkanlar cumartesi günü açık mı?

English: Are there any souvenir shops here?
Turkish: Burada hiç hediyelik eşya dükkanları var mı?

Shops ingilizcede ne demek, Shops nerede nasıl kullanılır?

Duty free shops : Vergisiz satış mağazaları. Gümrüksüz mallar mağazası.

Archbishops : Başpiskopos. Baş piskopos.

Bakeshops : Ekmek fırını. Pişirilmiş yiyecekler satılan dükkan. Fırın.

Barbershops : Berber dükkanı. Berber salonu. Berber.

Bishops : Piskopos. Fil (satranç). Piskoposlar. Sıcak şarap.

Bookshops : Kitabevi. Kitapçı. Kitapçı dükkanı.

Grogshops : Meyhane. Bar.

Hockshops : Karşılığında birtakım kişisel eşyaları alarak faizle kredi veren dükkan. Rehinci. Rehinci dükkanı. Tefeci.

Teashops : Çay fabrikası.

Shop around : Araştırma yapmak (karar için). Dükkanları dolaşmak. Piyasaya bakmak. Piyasa araştırması yapmak. Alışveriş için fikir edinmek. En uygun fiyatların peşinde çarşı pazar dolaşmak.

 

İngilizce Shops Türkçe anlamı, Shops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tobacconist : Tütün satıcısı. Sigara satıcısı. Tütün tüccarı. Tütüncü.

Bakeshop : Ekmek fırını. Fırın. Pişirilmiş yiyecekler satılan dükkan.

Avocations : Hobi. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. Uğraş. Meşguliyet. Merak.

Body : Kasa. Beden. Hacim. Kurul. Zümre. Kütle. Cüsse. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Gövde. Karoser.

Bakehouse : Ekmekçi. Ekmek fırını. Fırın.

Bazar : Panayır. Fuar. Açık hava satışı. Dışarıda yapılan satış. Pazar.

Organ : Örgüt. Organ. Uzuv. Org. Araç. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Vasıta. Kitle iletişim araçları. Erganun.

Bookstall : Gazete rafı. Gazete kulübesi. Kitap sergisi. Gazeteci. Dergi satan büfe. Gazete bayii. Kitap satan büfe.

Head shop : Uyuşturucu kullananlara hitap eden bir dükkan. İçim malzemeleri satan dükkanı (öz. esrar içmek için).

Shoe shop : Ayakkabı dükkanı. Ayakkabı satış yeri. Ayakkabı mağazası.

Shops synonyms : loan office, florist shop, chemist's, mens store, dress shop, novelty shop, building supply store, building supply house, pawnbroker's shop, liquor store, pizza shop, food shop, apothecary's shop, pizza parlor, chemist's shop, specialty store, fix it shop, haberdashery store, thriftshop, pet shop, ironmonger's shop, shoe store, academe, cooler, ball game, scholl, corporations, isms, council, calaboose, tobacco shop, activity, work place.

 

Shops zıt anlamlı kelimeler, Shops kelime anlamı

Sell : Oyun. İkna etmek. Üçkağıt. İnandırmak. Satış yapmak. Sattırmak. Alıcı bulmak. Kazıklamak. Satılmak. Beğendirmek.

Boycott : Ticaret yapmama boykotu. Boykot yapmak. Mal almamak. Direniş. Boykot etmek. Boykot. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması.