Short range türkçesi Short range nedir

Short range ingilizcede ne demek, Short range nerede nasıl kullanılır?

Short : Kısa devre. Az. Kısa okunuşlu ünlü. Kasa açığı. Noksanlık. Kısa hece. Kısa devre yaptırmak. Alçak. Kısa. Eksiklik.

Range : Atılan bir nesnenin, bir yere çarpınca ya da devinim erkesi sürtünme katsayıları yüzünden tükeninceye dek gidebildiği uzaklık. Erişmek. Katılmak. Dolaşmak. Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Sıralanmak. Yayılma alanı. Sıralı olmak. Silsile. Nişan almak.

Short and sweet : Az ve öz. İşaret vuran. Kısa. Kısa ve öz. Çok yakın geçen. Özlü. Kısa ve yerinde. İşaret koyan. Veciz. Yakın menzilli.

Short bill : Kısa vadeli poliçe. Çok kısa vadeli poliçe. Kısa geçerlilik süresi olan fatura. Kısa vadeli kambiyo senedi. Kısa vadeli senet. Kısa fatura.

Short billed gull : Küçük martı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, sırtı açık kül rengi, gagası sarı, yeşil, ayakları yeşil kül rengi, kuzey amerika, avrupa, asya ve karadeniz kıyılarında yaşayan bir tür.

Short bond : Kısa vadeli tahvil.

 

İngilizce Short range Türkçe anlamı, Short range eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Short range ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spell : Diye okunmak. Tılsım. Harf harf kodlamak. İmlasını yazmak. Afsun. Belirtmek. Sıra. Söylemek. Dönem. Büyülenme.

Connected : İlintili. Bağlantılı. Bağlı. Aktarmalı. -e ait. Akraba. İlgili. Birleşik. Bağlanmış.

Close to : Yakından. Hemen hemen. Başucunda. -e yakın.

Analogous : Örneksel. Kıyas edilebilir. Analog. Karşılaştırılabilir. Paralel. Andıran. Benzeşen. Analojik. Muvazi.

By : Takma. Nezdinde. Geçecek biçimde. Tali. İkinci derecede. İkincil. Eve. Evde. -e bakarak.

At short date : Kısa vadede.

Shortdated : Kısa süreli.

At close quarters : Hemen hemen. Göğüs göğüse. Çok yakın. Borda bordaya. Yan yana. Çok yakından. Hemen hemen yan yana. (sıkışık ve küçük bir yerde) iç içe veya tıkış tıkış bir vaziyette.

Connate : Doğuştan. Fıtri. Akraba. Bitişik. Aynı soydan gelen. Doğuştan olan. Konat. Benzer.

Closer : Mahrem. Sıkı fıkı (argo terim). Saklı. Cimri. İçli dışlı. Kapatıcı. Amansız. Sonlandırıcı. Kıt. Konjonktör.

Short range synonyms : akin to, close range, shorter, spells, byss, bosom, connection, shortest, short date, shortdistance, short haul, close, short dated, short distance, adjacent, akin, short term, at hand, short run.