Silikozis nedir, Silikozis ne demek
Silikozis; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Silikat asitlerini içeren tozların solunum yoluyla alınmasıyla, akciğerlerde hücreden fakir granülomların, akciğer fibrozisi ve kronik amfizemle belirgin akciğer hastalığı. Özellikle çöl atmosferinde yaşayan insan ve hayvanlarda sık rastlanır.
Silikozis hakkında bilgiler
Silikozis, silika (SiO2) adı verilen maddenin uzun süre solunması sonucu gelişen kronik bir pneumoconiosis (pnömokonyoz) tablosudur. Maden işçileri arasında bir dönem Dul Bırakan Hastalığı olarak anılmıştır. Bir işçinin kot taşlama işinde altı ay çalışması bu hastalığa yakalanması için yeterli bir süre olup nefes darlığı, yorgunluk gibi belirtilerle ortaya çıkar. Ne yazık ki toza maruz kalma ortadan kalksa bile hastalığın ilerlemesinin önüne geçilemez. Soluma ile silika tozları, akciğer interstisiyumuna gider ve alveoler makrofajlarca fagosite edilir. Fakat fagositozu takiben kısa süre içinde makrofajlar ölürler. Başka makrojafların silika tozlarını fagosite etmesi devam eder. Bu fagositozu sağlayan makrofajlar bir süre sonra fibroblastların çoğalmasını sağlayan Growth Factorleri salgılarlar ve böylece fibrozis stimüle edilmiş olur. Çünkü her ne kadar fagosite etseler de hücreler ölecektir ve organizma buna bir nevi "Dur" demek adına bu oluşumu tetikler. Silika kristallerinin kollagenler ile sarılması ve bu esnada tozları solumayı izleyen süreçte fibrotik hiyalinize nodüller (silicotic nodules) oluşur. Nodüller alveolleri doldurmaya başlamıştır. Silikozis oluşum ve sonuçlanma bakımından tıpkı siroza benzer. Mekanizma bağ doku üremesi ve bunun önüne geçilememesidir. Maden işçileri, kot taşlama işçileri, oto boya çalışanları, çimento fabrikası çalışanları, cam endüstirisi çalışanları başlıca risk grubunu oluşturur. Silika kedi kumu adı altında piyasada satılan kedi kumlarını kullanmak durumunda olan kediler göz önünde bulundurulursa, bazı ev hayvanlarının da risk grubu dahilinde olduğu söylenebilir.
Silikozis kısaca anlamı, tanımı
Sili : Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli
Silik : Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan. Kendini gösteremeden. Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan.
Silikoz : Silis tozu içinde çalışan işçilerin yakalandıkları akciğer hastalığı.
Alveoler makrofaj : Akciğer savunmasında önemli rol oynayan, kandaki monositlerden ve interstisyel makrofajlardan köken alan, sitoplazmalarında lizozim, asit fosfataz ve katepsin gibi hidrolazlar içeren, fagositoz yapan, lenfoid hücre grubu.
Nefes darlığı : Solumada yaşanan sıkıntı.
Her ne kadar : Başına getirildiği şartlı cümledeki yargının doğru veya doğal görüldüğünü fakat bunun yeterli olmadığını anlatan bir söz.
Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.
Çalışanlar : Trabzon şehri, Dernekpazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.
Göz önünde : Apaçık, belirgin, aşikâr olarak.
Sonuçlanma : Sonuçlanmak işi, neticelenme.
Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.
Yorgunluk : Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması, bitaplık.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Mekanizma : Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi. Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm.
Yakalanma : Yakalanmak işi.
Kullanmak : Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. İşletmek, değerlendirmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Amacına ulaşmak için birinden ya da bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Giymek, takmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Harcamak, sarf etmek.
Fagositoz : Hücre yutarlığı.
Bir nevi : Bir çeşit.
Granülom : Çevredeki sağlam dokuya oranla sertlik gösteren, granülasyon dokusundan oluşmuş küçük yumru. Düğümcük veya yumru biçiminde doku kümesi. Granülomlu yangıda oluşan, mononükleer hücreler, epiteloid hücreler, dev hücreleri ve bağ doku hücrelerinden oluşan, tümör benzeri şişkinlik.
Diğer dillerde Silikozis anlamı nedir?
İngilizce'de Silikozis ne demek ? : silicosis

Bu kısımda Silikozis nedir? Silikozis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Silikozis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Silikozis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.