Sit down strike türkçesi Sit down strike nedir

  • İşçilerin, işyerlerinde başka işçi çalıştırılmasını önlemek ve greve katılmak istemeyenlerin çalışmasına engel olmak amacıyla işyerlerini terk etmeden yaptıkları işbırakım.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Oturma grevi.
  • Oturma eylemi.
  • Oturma işbırakımı.

Sit down strike ingilizcede ne demek, Sit down strike nerede nasıl kullanılır?

Sit : Sınava girmek. Konmak. Oturtmak. Oturmak. Binmek. Burnunu sürtmek. Kuluçkaya yatmak (tavuk). Kalmak (bir yerde). Poz vermek. Oturuma katılmak.

Down : Alaşağı etmek. Aşağı. Beri. Yere yıkmak. Çökmek. Çabucak içmek. Boyunca. Aşağıya doğru. Yıkmak.

Strike : Vuruş. Çarpma. İşbırakım. Darbe. Vurma. Çarpmak. Grev. Petrol bulma. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. İşbırakımı.

Sit down : Yerinden kalkma. Oturmak. Oturtmak. Koyulmak. Yerine oturmak. İniş yapmak. Yere inmek.

Sit down on : Bastırmak. Ezmek.

Sit down to work : İşe koyulmak.

Sit down under : Katlanmak. Altında kalmak. Boyun eğmek.

Stay down strike : Oturma eylemi. Oturma grevi.

Slow down strike : İşçilerin işlerini bırakmayıp çalışmayı yavaşlatarak üretimi düşürmeye yönelik yaptıkları işbırakımı. Yavaşlatma işbırakımı.

İngilizce Sit down strike Türkçe anlamı, Sit down strike eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sit down strike ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Sit down strike synonyms : stay down strike, a shift in supply, abnormal budget expenditures, a shift in demand, a change in individual demand, ability to pay principle, a pass through certificate, a change in supply, stay in strike.