Skinny türkçesi Skinny nedir

  • Canlı cenaze.
  • Bir deri bir kemik.
  • Derimsi.
  • Kemik torbası.
  • Kuru.
  • Cimri.
  • Çöp gibi.
  • Cılız.
  • İskelet gibi.
  • Çırpı gibi.
  • Eli sıkı.
  • Püf desen uçacak.
  • Çok zayıf.
  • Sıska.

Skinny ile ilgili cümleler

English: Tom has skinny legs.
Turkish: Tom'un sıska bacakları var.

English: Have you ever gone skinny dipping?
Turkish: Hiç çırılçıplak yüzmeye gittin mi?

English: Ali isn't as skinny as he used to be.
Turkish: Ali eskiden olduğu kadar sıska değil.

English: Being skinny is unhealthy.
Turkish: Sıska olmak sağlıksızdır.

English: Ali doesn't think it's a very good idea to go skinny dipping.
Turkish: Ali çırılçıplak yüzmeye gitmenin çok iyi bir fikir olduğunu düşünmüyor.

Skinny ingilizcede ne demek, Skinny nerede nasıl kullanılır?

Skinny dip : Çırılçıplak yüzmek.

Skinny dipping : Çıplak yüzme.

Tall and skinny : Kikirik.

Skinned : Derisi soyulmuş. Derisi yüzülmüş. Deri gibi. Kabuk bağlamış. Sıyrık. Yüzülmüş. Derili.

Skinner : Aynasız (argo terim). Çömez mahkum veya cezaevi görevlisi. Derici. Deri sıyırıcı. Polis memuru. Koşum hayvanı kullanan kimse. Seks suçlusu. Post hazırlayan kimse. Deri ve post satan kimse. Derileri yüzen kimse.

Skinner box : Skinner kutusu.

Skinniness : Zayıflık. Verimsizlik. Çok incelik. Bir deri bir kemik olma özelliği. Sıskalık.

 

Skinnny : Çöp gibi.

Skinners : Koşum hayvanı kullanan kimse. Seks suçlusu. Çömez mahkum veya cezaevi görevlisi. Deri yüzücü. Post hazırlayan kimse. Polis memuru. Deri sıyırıcı. Derici. Katıra binen kimse. Deri ve post satan kimse.

Dark skinned : Kara derili. Koyu tenli. Esmer.

İngilizce Skinny Türkçe anlamı, Skinny eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skinny ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stalky : Dayanıksız. Saplı.

Close : Bağlantılı. Son. Geçit. Yakın. Kapatmak. Kapamak. Son vermek. Son söz. Göğüs göğüse kavga. Avlu (okul, kilise).

Drying : İşlemelikteki çalışmaların sonunda ıslak filmin nemini gidermek için temiz, tozsuz, havalı ya da ılık havalı yerde yapılan havalandırma. aynı işin kurutma aygıtıyla yapılması. Kuruya çıkarma. Kurutma. Kurutma işlemi. Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuruma. Sağmal bir inekte doğuma iki ay kala sağımın durdurulması süreci. Kurulama. Bir ortamdaki suyun ya da başka sıvıların doğal, yapay yöntemlerle uzaklaşması.

Hungrier : Aç. Karnı aç. Acıkmış. İstekli. Aç olmak.

Lanker : İnce. Boylu. Sırık gibi. İnce uzun. (saç) düz ve cansız. Uzun boylu ve ince. Zayıf ve uzun boylu.

Underweight : Olağandan az ağırlıklı. Gereken ağırlığın altında olan. Eksik dara. Normaldan az ağırlığı olan. Eksik ağırlık. Zayıf. Normalden hafif. Portföy yatırımlarındaki azalma notu (sıfır ağrılık).

Leans : Eğilmek. Yağsız. Eğri durmak. Eğilim göstermek. Dayanmak. Yaslanmak. Meyletmek. Yaslamak. Kaykılmak.

 

Niggards : Hasis. Pinti. Eli sıkı tip. Eli sıkı kimse. Cimri kimse. Tamahkar kimse. Tamahkar.

Ironfisted : Vahşi. Pinti. Acımasız. Gaddar. Demir yumruklu.

Boniest : Kemiksi. Kemik gibi. Kemiksel. Kemikleri çıkmış. Kılçıklı. Kemikli. Zayıf.

Skinny synonyms : niggard, gaunter, emaciated, spindly, skinnier, rawboned, dried up, scraggiest, puny, believing, dried, punier, skeletal, lank, weed, arid, cheapskate, thin, spindling, careful, drys, scraggy, frugal, scraggier, corky, very thin, as thin as a lath, of poor physique, spindlier, penny pinching, a bag of bones, bonier, hunks.

Skinny zıt anlamlı kelimeler, Skinny kelime anlamı

Fat : Yağ. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Besiye çekmek. Şişmanlatmak. Semirtmek. Yağlı. Şişman. Katı yağ.

Generous : Selek. Eliaçık. Koçak. Bereketli. Eli açık. Eli bol. Verimli. Açık elli. Gönlü zengin. Zengin.

Skinny ingilizce tanımı, definition of Skinny

Skinny kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consisting, or chiefly consisting, of skin. Wanting flesh.