Slashes türkçesi Slashes nedir

Slashes ingilizcede ne demek, Slashes nerede nasıl kullanılır?

Slashed : Sökülmüş. Yaralanmış. Yırtıkları olan. Yarılmış. Yırtılmış. Kesilmiş.

Slasher : Kesen kimse. Kesen silah (kılıç gibi). Kırbaçlayan kimse. Haşıl makinesi.

Slasher sizer : Haşıl makinesi.

Slashers : Kırbaçlayan kimse. Kesen silah (kılıç gibi). Kesen kimse. Haşıl makinesi.

Slash and burn : Ağaçlık bir yerin ağaçlarını kestikten sonra köklerini yakarak ve temizleyerek ekilir duruma getirme işlemi. Ormanlık araziyi yakarak tarla açma. Tarla açma. İlkel ekonomide ormanın ya da ağaçlık bir yerin ağaçlarını kestikten sonra köklerini yakarak ve temizleyerek orasını ekilir duruma getirme işlemi.

Backslash : Sola eğik çizgi. Tersbölü çizgisi. Ters kesme işareti. Ters bölü. Ters bölü çizgisi. Sola yatık bölü çizgisi. Ters kesme imi. Ters eğik çizgi. \ işareti (bilgisayar).

Slashing : Amansız. Engel. İmha edici. Ağır. Acımasız. Uzun yara. Şiddetli. Mania. Çok güzel. Tahripkar.

Teslas : Tesla. Menyetik alanı veya manyetik indüksüyonu ölçmek için kullanılan birim. Manyetik endüksiyon ölçme birimi.

 

Slash : Yırtmaç. Yarmak. Kesmek. Yarık. Kamçılamak. Kılıçla yol açmak. Rasgele vurmak. İyice indirmek. Kesmek (kesici bir aleti kuvvetle savurarak).

Slash fraction : Bölme işaretli kesir. Bölü işaretli kesir.

İngilizce Slashes Türkçe anlamı, Slashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disrupt : Bozmak. Ayırmak. Parçalamak. Akamete uğratmak. Parçalanmak. Bozulmak. Bozulmasına yol açmak. Bölmek. Karışıklığa itmek.

Claws : El uzatmak. El atmak. Tırmalamak. Pençe atmak. Çekmek (zorlukla). Tırmıklar. Kapışmak.

Cleft : Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrık. Yarık. Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk. Çatlak. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Cep. Kleft. Çukur.

Disrupting : Parçalanmak. Dağıtmak. Bozmak. Dağılmak. Karışıklığa itmek. Bozan. Bozma. Bozulmak. Ayırmak.

Assuages : Yatıştırmak. Bastırmak. Tatmin etmek. Hafifletmek. Dindirmek. Azaltmak.

Cut back : Hikayede geriye dönüş yapmak. Kesip kısaltmak. Budamak. Bir filmin konusunun zaman içindeki düzgün ilerleyişini, zaman sırasını bozarak geçmiş zamana, geçmiş bir olaya dönme; filmin belirli bir yerine, geçmişle ilgili bir görünçlük katma. bir filmde izleyiciye geçmiş bir olayı anımsatmak ya da kişilerden birinin herhangi bir anısına yer vermek üzere daha önceki bir görünçlüğün yinelenmesi. Kısmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geri dönmek. Azaltmak. Geriye dönüş.

 

Spectacles : Gözlük.

Flagellating : Kamçılılar. Kamçılı. Dövmek. Flagelat.

Birches : Falaka sopası. Betula. Vurmak. Huş ağacı. Huş. Değnekle vurmak. Sopayla dövmek. Dökmek. Sopalamak.

Horse : Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. Beygir. Atlama beygiri. Bir taban üzerine yerleştirilmiş ve filmin eninden biraz daha aralıklı, koşut iki kolun ortasına bir eksen geçirilerek yapılan, film kangalının bu eksene takılarak çeşitli kurgu işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan araç. Sehpa. Aygır. Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Slashes synonyms : breach, get off, cleaved, cut, bifocals, breaching, birched, mangles, mangle, razzing, eyeglasses, dark glasses, assuage, nosepiece, pince nez, slanting lines, barge, dags, lorgnette, horsed, pull to pieces, barged, sunglasses, obliques, birch, scorch, cut down, clove, flogs, disrupts, chop, cleave, rap somebody over the knuckles.

Slashes zıt anlamlı kelimeler, Slashes kelime anlamı

Uncut : (film vb) kısaltılmamış. İşlenmemiş. Kısaltılmamış. Biçilmemiş. Budanmamış. Ham (elmas). Yontulmamış. Kenarları açılmamış (sayfalar). Kesilmemiş. Hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap veya oyun veya film).

Plain : Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Vuzuh. Düz. Sadelik. Sade. Süssüz. Açıklık. (sürekli) şikayet etmek. Yalın.